KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13510 E., 2025/3477 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1257 D.İş, 2024/1257 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-71088
- Sayısı
- K-2024/400406
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1. Davacı vekilinin temyizi yönünden;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1 hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilinin KEP adresine 30.09.2024 tarihinde ulaşmış, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 05.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmış, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 23.10.2024 tarihinde UYAP üzerinden gönderilmiştir.
2. Davalı vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden;
Davalı vekili kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp sonradan davacılar vekilinin temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Katılma yoluyla temyiz asıl temyiz talebine bağlıdır. Diğer bir deyişle; katılma yoluyla temyizin incelenebilmesi için; karşı tarafın usulüne uygun, süresinde ve temyizi kabil bir kararın varlığı gerekir. Somut olayda davacılar vekilinin temyiz istemi miktardan reddedildiğinden ve usulüne uygun bir temyizin varlığından söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin de reddi gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13510, K. 2025/3477, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama