KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/13577 E., 2025/4722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/352 Değişik İş, 2022/357 Karar
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 390.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defi ve kesin hüküm itirazında bulunarak, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, davacının araçta hatır için taşındığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulüyle 390.000,00 TL maddi tazminatın 29.09.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, daha önce de aynı talepler ile dava açıldığını ve davanın usulünden reddine karar verildiğini, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını, kusura ilişkin aleyhe hususları kabul etmediklerini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık; kaza tarihinde geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 19.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacı tarafından dosyaya ibraz edilen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca 3 kişilik adli tıp uzmanları tarafından düzenlenen 23.08.2021 tarihli rapor ile davacının deri arazı, tibia kırığına bağlı araz, omurga arazı, burun eğriliği/fonksiyon kaybı ve dirsek fonksiyon kısıtlılığı nedeniyle %28.3 oranında malul kaldığı belirtilmiş, hakem heyetince de bu rapor esas alınarak karar verilmiştir.
Ancak raporun incelenmesinden davacıda kaza nedeniyle oluştuğu belirtilen arazlara uygun uzman hekimlerin bulunmadığı, ayrıca skar arazı yönünden davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilmek suretiyle davacıda oluştuğu belirlenen arazlara yönelik uzman hekimlerin de bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın
yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Somut olayda davacının araçta yolcu iken gerçekleşen tek taraflı kazada yaralandığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davacının araçta hatır için taşındığı savunulmuş, İtiraz Hakem Heyetince davacının yolcu olduğu ve ticari taksi ile seyahat ettiği belirlendiğinden davalının hatır taşınmasına ilişkin savunmasının reddine karar verilmiştir. Eksik incelemeyle karar verilemez. Dosya kapsamından davacının yolcusu olduğu aracın cinsi ve taşımanın ticari olup olmadığı, kimin arzusu ve menfaatine olduğu hususları anlaşılamamaktadır
Açıklanan nedenlerle davacının araçta kimin arzusu ve menfaatine taşındığına ve aracın cinsine ilişkin deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13577, K. 2025/4722, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama