KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/14858 E., 2025/4330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1479 Değişik İş - 2024/1484 Karar
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup incelemenin duruşmalı yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; duruşma istemi miktar itibarıyla reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS) Poliçesi ile sigortalı konutun 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde hasara uğradığını, müvekkiline 251.232,80 TL ödendiğini, yeni tarifeye göre tam ödeme yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 251.232,80 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepte bulunabilmesi için ipotek alacaklısının açık muvafakati gerektiğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ödeme yapıldığını, sorumluluğun sona erdiğini, ek prim alınmaksızın güncel tarife ücretinden sigorta bedeli ödenmesinin söz konusu olmayacağını, teminat dışında kalan bir durum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25.11.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'e göre sigorta bedelinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 251.232,80 TL’nin 04.02.2024 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zeyilname düzenlenmeksizin ve ek prim ödenmeksizin 25.11.2022 tarihli Tebliğ'in uygulanma imkanı olmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mevzuatta güncel tarifenin uygulanmasının herhangi bir şarta bağlanmadığını, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından 25.11.2022 tarihli Tebliğ'in uygulanması gerektiği yönünde tavsiye kararı verildiğini, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalı tarafından tarife değişikliğinin yazılı olarak bildirilmediğini, kısa mesaj ile yapılan bildirimin yazılı bildirim olarak kabul edilemeyeceğini, İtiraz Hakem Heyeti kararında dayanılan Yargıtay ilamının bağlayıcı olmadığını, sigorta bedelinin riziko tarihine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; her iki taraf için de maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla nispi vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/14858, K. 2025/4330, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama