KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1489 E., 2024/11854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/23 E., 2024/23 K.
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Pazarcık/Kahramanmaraş merkezli olarak 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem sonucu müvekkilinin Dulkadiroğlu/Kahramanmaraş adresinde 3 numaralı dairesinin bulunduğu binanın ağır hasar aldığını, davalının 243.843,60 TL ödeme yaptığını, ödemenin eksik olduğunu, poliçe başlangıç ve bitiş tarihinin 14.08.2022-14.08.2023 olduğunu ancak 25.11.2022 tarih ve 32024 sayılı Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ'in ek prim ve zeyilnameye gerek olmadan uygulanması gerektiğini,
bir an için sigortalıların ek prim ödemesi gerektiği varsayılırsa bile müvekkiline bu hususta da herhangi bir bildirimde bulunulmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 243.843,60 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 243.843,60 TL tazminata karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğe göre sigorta bedeli artmış ise de, bunun tek başına poliçeyi değiştirmediği ancak değişiklikle zorunlu deprem sigortası veya genel şartlarında uyarlama yetkisi (ZMSS'de olduğu gibi) kabul edilseydi değişiklikten davacının direkt yararlanabileceği, davacının Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği ile yapılan değişiklik sonucu oluşan yeni bedelden yararlanma olanağı olmadığı, ayrıca davacının bilgilendirme yükümlülüğünün gerçekleşmediğini başvuru dilekçesi ve ileriki aşamalarda ileri sürmediği,
bunun resen gözetilemeyeceği gerekçeleriyle, davalı vekilinin itirazının kabulü ile, hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde.
İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinin aksine dava dilekçesinde kendilerine bildirim yapılmadığının da belirtildiğini, davalı tarafça imza karşılığı elden mektup, posta yahut noter aracılığı ile de bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, DASK'ın cevap dilekçesinde bildirime gerek olmadığını yazarak bildirimde bulunmadığını ikrar etmiş sayıldığını ancak İtiraz Hakem Heyetinin bu hususu müvekkili aleyhine yorumladığını, DASK bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği için, ek prim ödeme yükümlülüğü olmamasına rağmen tarafına eksik ödeme yapıldığı için müvekkilinin hak kaybına uğradığını,
tüm değişiklik tebliğleri 31 Aralık 2016 tarih ve 29935 sayılı Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği Sigorta bedeli tespiti başlıklı Madde 4'te m2 birim fiyat değişikliği içerdiğini, madde içeriği ödenecek sigorta bedelinin tespitini düzenlerken poliçede yazan tutar ne ise o ödenir demekten ziyade ödenecek tutar tespitinde her yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan birim maliyet değişimi dikkate alınarak Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca yayımlanan zorunlu deprem sigortası tarife ve talimat tebliğinde değişiklik yapılmasına ilişkin tebliğleri ile belirlenen m2 birim fiyatı ile brüt yüz
ölçümünün çarpımının sonucu bulunan tutarın esas alınacağını belirttiğini, eksik ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki poliçe düzenlendikten sonra yenilenen tarifedeki metrekareye göre bir zeyilname düzenletme ve ek prim ödeme zorunluluğunu öngören bir yasal düzenleme de bulunmadığını beyanla ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasında sigorta tazminatı olarak poliçe üzerinde yazılı olan sigorta bedelinin mi, yoksa poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin mi ödeneceğine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, her ne kadar İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde davacının bilgilendirme yükümlülüğünün gerçekleşmediğini başvuru dilekçesi ve ileriki aşamalarda ileri sürmediği,
bunun resen gözetilemeyeceği gerekçelerine de dayanılmış ise de, davacı tarafça esasen dava dilekçesinde bu husus da ileri sürülmüş olup ancak sigortacının aydınlatma yükümlülüğünden bahsedilebilmesi için Kanunda, Genel Şartlarda veya poliçe özel şartlarında sigortacıya bir yükümlülük, bir görev verilmiş olmasının gerekmesine,
gerek TTK, gerek Deprem Sigortası için daha özel bir kanun olan Afet Sigortaları Kanunu, gerekse Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları ve dosya içerisinde bulunan poliçe özel şartlarında poliçe düzenlendikten sonra yürürlüğe giren Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği’ne göre belirlenecek bedelin sigorta bedeli olarak kabul edileceği veya sonradan belirlenen bu bedelin tazminat olarak ödenebilmesi için zeyilname düzenlenerek gönderilmesi veya zeyilname düzenlenmesini talep edip etmeyeceğine yönelik sigorta ettirenin bilgilendirileceği hususunda davalı DASK’a bir yükümlülük ve sorumluluk getirilmemiş olmasına,
TTK'nın 1423/2. maddesinin “Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.” hükmü uyarınca sigorta ettirenin kendisine poliçenin verildiği tarihten itibaren on dört gün içinde poliçe şartlarına itiraz etmemesi halinde sözleşme ilişkisinin poliçe şartlarında kurulmuş olmasına, davacının kendisine verilen poliçe şartlarına itiraz ettiğine yönelik dosya içerisinde bir delil olmamasına, davacı ile DASK arasında poliçe şartlarında sigorta sözleşme ilişkisi kurulmuş olmasına,
her ne kadar taraflar arasında 27.02.2023 tarihli zeyilname düzenlenmiş ise de, bu zeyilname davaya konu riziko gerçekleştikten, yani 06.02.2023 tarihli depremden sonra düzenlenmiş olup teminat başlangıç ve bitiş tarihlerinin 27.02.2023-14.08.2023 olmasına, zeyilname düzenlendiği tarihten sonra ve teminat bitiş tarihine kadar gerçekleşecek rizikoları kapsamakta olup zeyilnamenin geçmişe dönük olarak sigortacıya önceki poliçeden daha fazla sorumluluk yüklememesine,
sonuç itibariyle davalı DASK’ın bakiye tazminattan sorumlu tutulmamasının doğru olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1489, K. 2024/11854, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama