KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1517 E., 2025/6361 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/31 Değişik İş, 2024/32 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-573
- Sayısı
- K-2023/329229
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.05.2021 tarihinde davacı yayaya kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan motosikletin çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ve kusur oranının hatalı olduğunu, kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, tescile tabi olmayan araçlar nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan aracın silindir hacminin 50 cc üzerinde olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması, aracın motor hacminin 50 cc altında olması halinde davalının sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre yapılması,
SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli teminat tutarı olan 430.000,00 TL kadar olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin aynı teminattan karşılanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davalının temerrüde düşmemesi sebebiyle davacının faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tespit tutanağı ve ceza davasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre kaza tarihinde sigortası bulunmayan motosiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmesine, davaya konu motosikletin ruhsatnamesine göre silindir hacminin 97.2 cm3 olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına,
davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmamasına, temerrüt tarihinin isabetli olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.11.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının kaza nedeniyle yaralanan klavikula kemiği nedeniyle %3 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği,
buna ek olarak davacının kaza nedeniyle geçirdiği beyin kanaması nedeniyle, Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar-Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar- Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları-Organik kişilik bozukluğu, frontal lob sendromunu, beyin sarsılması sonrası postkontüzyonel sendrom kapsamında % 6 oranında maluliyetinin de bulunduğunun tespit edildiği, ancak raporda söz konusu arazın değerlendirilmesi bakımından davacının nöroloji uzmanı ile ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekim tarafından muayene edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı,
bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde nöroloji uzmanı ile ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1517, K. 2025/6361, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama