KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1620 E., 2025/7253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/51 E., 2024/50 K.
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı davacının yolcusu olduğu motosikletin, dava dışı araç ile çarpışmasıyla oluşan 05.02.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 344.720,40 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalı aracın sürücüsü olması nedeni ile tazminat talep hakkının bulunmadığını, müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 344.720,40 TL tazminatın 22.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, hükmedilen vekalet ücretinde hata olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 05.02.2019 tarihinde meydana gelmiştir.
Ayrıca dosyanın incelenmesinde; davacının tedavi gördüğü hastanede düzenlenen son raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %2 olarak belirlendiği, bu raporda hareket kısıtlılığının belirlenmediği, dosya içerisindeki mevcut raporda ise davacının hareket kısıtlılığı nedeni ile %12 maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile raporlar arasında açık çelişki bulunduğu, dosyada mevcut raporların hüküm tesisine elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle; davacının yaralanmasının niteliği de gözetildiğinde içerisinde ortopedi uzmanının da bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde rapor alınıp (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında sigortalı motosiklet sürücüsü ve karşı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğu belirlemesi yapılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün asli, dava dışı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda davalıya sigortalı motosiklet sürücüsünün %65 oranında, dava dışı araç sürücüsünün %35 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora istinaden sigortalı motosiklet sürücüsünün %65 oranında kusurlu, dava dışı araç sürücüsünün ise %35 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde kusur raporunun olayın oluş şekline uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1620, K. 2025/7253, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama