KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1670 E., 2025/8528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/20 D.İş, 2024/17 K.
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2020 tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olan davacının yaralanarak en az %11 oranında malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine 22.04.2021 tarihinde 146.109,00 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 230.242,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ibraname karşılığı 22.04.2021 tarihinde tam kusur, %12.60 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplanan 146.109,84 TL ödeme yapıldığını, ikinci kez yapılan tazminat başvurusunun maluliyet oranında herhangi bir değişiklik olmaması nedeniyle reddedildiğini, zira 03.03.2021 tarihli ve %12,6 oranlı maluliyet raporuna göre ödeme yapıldığını, başvuruya sunulan 13.02.2023 tarihli raporda ise maluliyet oranının %11 olarak tespit edildiğini, güncel maluliyet raporundaki orana göre fazla ödeme yapıldığını, başvurunun reddi gerektiğini,
aksi halde ödeme tarihindeki veriler göz önüne alınarak hesaplanacak tazminattan yapılan ödemenin güncel tutarının tenzili gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyet oranı için geçerli yönetmeliğe göre yeni bir rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılabileceğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanmasını talep ettiklerini,
yapılan ödeme nedeniyle kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından ibraname karşılığı 22.04.2021 tarihinde ödeme yapıldığı, KTK'nın 111. maddesi uyarınca kanunda öngörülen sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu ve yetersiz olduğu açık anlaşmaların iki yıl içinde iptal edilebileceği, dosyaya ibraz edilen 13.02.2023 tarihli raporda maluliyet oranının %11 olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağı gereği davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, alınan hesap raporunda bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 669.556,00 TL olarak hesaplandığı,
ancak teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, teminat limiti gözetilerek talebin artırıldığı, davalı vekilinin hesap raporuna itirazında ödeme yapıldığını belirttiği, davalıya 01.03.2023 tarihinde başvurulduğu gözetilerek 8 iş günü sonrası 13.03.2023 tarihinde davalının temerrüte düştüğü gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 230.242,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine başvuru dilekçesi ve ekli evraklarla usulüne uygun müracaat edilerek başvuru şartının yerine getirildiğinin anlaşıldığı, başvuruya ibraz edilen 13.02.2023 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre muayene yapılmak suretiyle adli tıp uzmanları tarafından düzenlendiği, davalı ... şirketince yapılan 22.04.2021 tarihli ödemeye esas aldığı tazminat hesabında %12,6 olarak daha yüksek bir oranın kabul edildiği,
mevzuata uygun olarak düzenlenmiş rapordaki %11 maluliyet oranı esas alınarak yargılamaya devam edilmesinin isabetli olduğu, hesap yönteminde usulsüzlük bulunmadığı, hesap raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu, 22.04.2021 tarihinde yapılan 146.109,00 TL ödemeye dayalı düzenlenen ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, aktüer raporda yapılan ödemenin güncel tutarının hesaplanan tazminattan mahsup edildiği,
her ne kadar davalı ... şirketince daha yüksek maluliyet oranı olan %12.6 üzerinden başvurana ödeme yapıldığı savunulmuş ise de davalının yaptığı hesaplamada %1,8 teknik faiz esas alındığı gibi söz konusu ödemenin yetersiz olduğu ve 179.758,00 TL güncellenmiş tutarın 430.000,00 TL teminat limitinden mahsup edilerek kalan kısım bakımından tazminata hükmedildiği,
sürekli iş göremezlik zararının ZMMS poliçesinin ölüm ve sakatlanma teminatı kapsamında karşılanacağından, ZMMS tedavi gideri teminatı kapsamında yapılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri ödemesinin huzurdaki sürekli iş göremezlik teminatı limiti bakımından dikkate alınmamasının isabetli olduğu, poliçe limitinin aşılmadığı, davacı araçta yolcu olup davacının bir kusurunun olmaması karşısında kusur yönünden ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, kazanın oluşumuna başkaca bir etkenin neden olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı,
sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulüyle tazminat hesabı yapılmasının isabetli olduğu, başvuranın emniyet kemeri takmadığına dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi trafik kazası tespit tutanağında da ilgili kısmın belirsiz olarak işaretlendiği, kaldı ki bilirkişi raporunda hesaplanan toplam sürekli iş göremezlik tazminatı 669.556,00 TL olarak belirlenmiş olup bu miktar üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılması halinde dahi 430.000 TL olan teminat limiti üzerinde kaldığından neticeye etkili görülmediği, dava belirsiz alacak davası olup faiz başlangıcında usulsüzlük bulunmadığı,
ancak tam vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup kararın bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü, diğer itirazlarının reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, hüküm fıkrasındaki diğer bentlerin aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ibranameye dayalı olarak yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, başvurunun hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, başvurana yapılan 9.298,84 TL geçici iş göremezlik ve 8.886,00 TL bakıcı gideri ödemesinin yargılamaya devam olunması halinde göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini, eksik evrak ile yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya 03.03.2021 tarihli raporda belirlenen %12.6 maluliyet oranına, tam kusura, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre ödeme yapıldığını, başvuruya sunulan 13.02.2023 tarihli raporda ise oranın %11 olduğunu,
güncel tarihli raporda belirlenen orana göre davalının fazla ödeme yaptığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sunulan sağlık kurulu raporunun yönetmelik hükümlerini karşılamadığını, yeni bir maluliyet raporu temini gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından talebin muaccel hale gelmediğini, kusur konusunda etkili inceleme yapılmadığını, müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 16.08.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının davadan önce davalı tarafından bir kısım ödeme yapılıp ibraname düzenlendiğini, ancak tazminat miktarı yetersiz kaldığından KTK'nın 111. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ibranamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bakiye zararının tazminini talep etmesine, bu yönde değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş olmasına,
geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının poliçede tedavi gideri teminatından karşılanmasına, başvurunun usulüne uygun olmasına, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmesine, davacı yolcu olup kazanın oluşumunda kusurunun olmaması gözetilerek kusur raporu alınmamasında ve müterafik kusura ilişkin yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına,
vekalet ücretine ilişkin hüküm düzeltilmiş olup bu yöne ilişkin davalının temyizinde hukuki yarar bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1670, K. 2025/8528, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama