KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1807 E., 2024/12100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/231 E- 2023/261 K
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (4.) Hukuk Dairesince, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında yapılan yargılama netincesinde "davanın kabulüne" dair verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... aleyhine müvekkili ... tarafından Ceyhan Aile Mahkemesi'nde 2008/518 Esas 2009/693 Karar sayılı dosya ile 17.11.2008 tarihinde tazminat ve nafaka istemli boşanma davası açıldığını, davalı ... ile davacının boşanmasına, davalının davacıya 20.000,00 TL manevi tazminat, aylık 350 TL yoksulluk nafakası ödemesine karar verildiğini, kararın 13.09.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu dava sürerken davalının 26.06.2009 tarihinde kendisine ait olan Adana ili ... ilçesi ...
Mahallesi 87 ada 9 parselde kayıtlı gayrimenkulü öz annesi olan ...'e muvazaalı olarak sattığını, söz konusu satış işleminin davacı olan alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığını, arz edilen nedenlerle davanın kabulüne, muvazaalı satış işleminin iptali ile eski ... iadesine, diğer hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Mahzun Eşin vekili cevap dilekçesinde ve davalı ... duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2021 gün, 2021/27 E- 2021/103 K sayılı ilamı ile; bu tür davada ispat yükü davacı üzerinde olduğu, davacının davalının muvazaalı işlem ile alacaklısından mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini kanıtlaması gerektiği, davacı tarafından tanık bildirilmediği, davalının boşanma davası sırasında davaya konu hissesini devretmesinin, tek başına davalının alacaklısından mal kaçırma amacıyla hareket ettiğini göstermeyeceğini, davalı tanıklarının da beyanlarıyla sabit olduğu üzere dava konusu taşınmaz üzerindeki evin yapımında davalı ...’un hiçbir katkısı bulunmadığı,
dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri dikkate alındığında davalılar arasındaki satışın (salt arsa bedeli dikkate alınarak) rayiç değer üzerinden yapıldığıı, davalı ... tarafından davacıya, cevap dilekçesi ekindeki dekontlardan da anlaşılacağı üzere 30.11.2010 ve 15.09.2011 tarihlerinde 2 kez 5.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu,
davacının adına kayıtlı 2 aktif taşınmazı bulunduğunu, bunlardan 87 ada 8 parsel de aynı dava konusu taşınmaz gibi davalı, diğer davalı annesi ve kardeşleri adına hisseli olarak kayıtlı olup, davacının haciz yazısının halen mevcut olduğunu, davalı ...'un davacıdan mal kaçırma amacında olması halinde tüm taşınmazlarını elinden çıkartma imkanına sahipken bunu yapmamış olması da davalı ...’un gerçek iradesinin davacı alacaklıya zarar vermek olmadığını gösterdiğini, taşınmazın gerçek değeri üzerinden bir satış yapılmış olduğunu, bu bedeli aşar miktarda davacıya ödeme yapıldığını, davalının imkanı varken tüm taşınmazlarını devretmeyip,
sadece annesinin emeğiyle üzerine ev yapılan arsadaki hissesini sattığını, davaya konu olayda ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının, davalının alacaklısına zarar vermek amacıyla muvazaalı olarak dava konusu taşınmazdaki hissesini sattığını usulünce ispatlayamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
IV-BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 22.02.2023 gün, 2021/20799 E- 2023/2245 K sayılı ilamı ile " davacının alacağı, davalı borçlu ... aleyhine açtığı Ceyhan Aile Mahkemesi'nin 2008/518 E, 2009/693 K sayılı, Yargıtay derecatından da geçerek kesinleşen mahkeme ilamına dayalı olduğu, davalı borçlu ... tarafından iş bu boşanma davası devam ederken dava konusu taşınmazdaki hissesini düşük bedel ile annesi ...'e devrettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar düşük bedel ile devir, muvazaa olgusunu tek başına ispat etmese de; dava konusu taşınmazın boşanma davası neticesinde davalıya yükletilen tazminat alacaklarını ödememek maksadı ile devredildiğinin anlaşılmasına, boşanma davası neticesinde davalı borçlu tarafından ödenmesi gereken tazminatların iş bu dava devam ederken de ödenmemesine, dava konusu taşınmazın dava konusu tasarruftan önce davalı borçlu tarafından ikamet olarak kullanılmasına, dava konusu tasarruf işleminden sonra da davalı borçlunun bu gayrımenkulde annesi ile ikamet ettiğinin belirlenmesine,
davalı 3. kişi ...'in davacının eski kayınvalidesi ve davalı borçlunun da annesi olması karşısında, davalı borçlunun durumunu bilecek kişilerden olmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile Bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk derece mahkemesinin 28.11.2023 gün, 2023/231 E- 2023/261 K sayılı ilamı ile "...davacının alacağı, davalı borçlu ... aleyhine açtığı Ceyhan Aile Mahkemesi'nin 2008/518 E, 2009/693 K sayılı, Yargıtay derecatından da geçerek kesinleşen mahkeme ilamına dayalı olduğu, davalı borçlu ... tarafından iş bu boşanma davası devam ederken dava konusu taşınmazdaki hissesini düşük bedel ile annesi ...'e devrettiği, dava konusu taşınmazın boşanma davası neticesinde davalıya yükletilen tazminat alacaklarını ödememek maksadı ile devredildiğinin anlaşılmasına,
boşanma davası neticesinde davalı borçlu tarafından ödenmesi gereken tazminatların iş bu dava devam ederken de ödenmemesine, dava konusu taşınmazın dava konusu tasarruftan önce davalı borçlu tarafından ikamet olarak kullanılmasına, dava konusu tasarruf işleminden sonra da davalı borçlunun bu gayrımenkulde annesi ile ikamet ettiğinin belirlenmesine, davalı 3. kişi ...'in davacının eski kayınvalidesi ve davalı borçlunun da annesi olması karşısında, davalı borçlunun durumunu bilecek kişilerden olmasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş" karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu, müvekkil üzerine kayıtlı başkaca hisselerin olduğunu, mal kaçırma kasdı olsaydı bu hisselerin de başkalarına devredileceğini, dava konusu hisse devrinden gelen bedelin nafaka borcu için davacıya ödendiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık davalılar arasındaki tasarrufun Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine göre iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davalı borçlunun davalı ...'in oğlu olduğunun ve davalıların aynı evde ikamet ettiklerinin anlaşılmasına ve tasarrufun davacı ile aralarındaki boşanma davasına konu tazminat alacaklarının ödenmesini engellemek maksadı ile yapıldığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1807, K. 2024/12100, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama