KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/1954 E., 2024/4138 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/975 D.İş-975 K.
- Sayısı
- 2021/İHK- 29279
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
- Sayısı
- K-2021/106388
Karar Metni
1.474 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 139.985,43 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının gerçekleşmediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek esas yönlerden davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik süresine itiraz ettiklerini, geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hesaplamada %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının itirazının kısmen kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle usulüne uygun maluliyet raporu alınıp davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 108.375,81 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yapılan hesaplamanın karar tarihine en yakın güncel veriler ile yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının hatalı olduğunu, nüfus kaydından da anlaşılacağı üzere araç sürücüsü ile davacının teyze çocukları olduğunu, başvuru sırasında alınan maluliyet raporuna ilişkin rapor ücretinin ve yargılama sırasında alınan maluliyet raporuna ilişkin rapor ücretinin yargılama giderlerine eklenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı belirlendiğini, kusur oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik zararının teminat dışında kaldığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hesaplamada esas alınan teknik faizin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 ve 55 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmasına, davacının yolcu olup meydana gelen kazada kusurunun bulunmamasına, geçici iş göremezlik tazminatı yönünde karar verilmemiş olmasına, hesaplamada esas alınan teknik faizin Dairemizin içtihatlarına uygun olmasına, başvuru sırasında alınan maluliyet raporuna ilişkin ücretin dava dilekçesiyle talep edilmemiş olmasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı sürekli maluliyetinin bulunduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazın kısmen kabulüne karar vermiş, olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu almış ancak yeniden hesap raporu almadan Uyuşmazlık Hakem Heyetince hatalı maluliyet raporuna göre yapılmış olan hesap raporunu yeni belirlenen maluliyet oranına oranlayarak kendisinin belirlediği tazminata karar vermiştir.
Türk Borçlar Kanunu 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre tazminatın kapsamını belirleme görevi hakime/hakeme verilmiştir.
Hakim/hakem haksız fiile dayalı tazminatın kapsamını belirlerken TBK’nin 55. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirleyecektir. Bu nedenle hakim tazminatın kapsamını belirlerken Yargıtayın öteden beri yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak davacının maluliyet oranını belirleyen rapor alması gerekir. Uyuşmazlık hakeminin kanunun kendisine verdiği görevi yapmayarak olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre alınan maluliyet raporunu esas alarak tazminat rapor aldırmasında davacı kusurlu olarak kabul edilemez.
Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince verilen ara karar doğrultusunda olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun göre aldırdığı maluliyet raporuna göre belirlenen maluliyet oranını esas alarak usulü müktesep haklar korunarak yeniden tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira tazminatın hesaplanmasına etki eden unsurlardan birinin doğru uygulanmaması durumunda tazminat hesabının davacının bilinen son gelirlerine göre yapılması Yargıtayca kabul edilmiş olan “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.” ilkesine uygun olacaktır.
Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin tazminata esas geliri rapor tarihindeki bilinen son gelir esas alınır. Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin kaza tarihine göre farklı olan yeni gelirinin ne kadar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle rapor tarihinden önceki gelirler bilindiği için bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki dönem gelirinin ne olacağı bilinmediğinden “Bilinmeyen dönem” olarak progresif rant formülü ile bilinen son gelirine göre %10 artırma ve %10 eksiltmeye göre hesaplanır.
İtiraz Hakem Heyeti doğru yönetmeliğe göre maluliyet oranını belirledikten sonra ilk rapor tarihine göre asgari ücretteki artış bilinmektedir. Bu nedenle hakem heyetince bilinen gelire göre tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira bilinmeyen dönem hesabı yaparken en son bilinen geliri üzerinden yapılması zorunludur. Bilinen gelir varken varsayıma dayalı bilinmeyen dönem hesabı yapılamaz.
Diğer taraftan kaza tarihinde yürürlükte olan doğru yönetmeliğe göre yeniden maluliyet oranı belirlendiğine göre bu rapora göre tazminat hesabının yapılması HMK 266 ve devamı maddelerine göre uzmanlık isteyen bir husustur. Uzmanlık isteyen bir konuda hakimin/hakemin kendiliğinden oranlama yaparak tazminatı belirlemesi usul ve yasalarımıza uygun değildir.
Ayrıca hakemin oranlama yaparak belirlediği tazminat hesabı hükümle birlikte taraflara tebliğ olunduğu için tarafların bu hesabı HMK 281. maddesine göre kendilerine tebliğ ile itiraz etmeleri için iki haftalık süre verilmediği bir başka ifade ile kanunda verilen itiraz hakkı tanınmadığı anlaşıldığından bu yönden de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir.
Buna göre İtiraz Hakem Heyetince yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Somut olayda davacı, davalıya trafik sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralanmış ve malul kalmış, davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını savunmuştur.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, hatır taşımasının söz konusu olduğu durumlarda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca tazminattan belli bir ölçüde hakkaniyet indirimi yapılması öngörülmektedir. Araçta yolcu olarak taşınan kişinin hatır için taşındığı karine olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, davalı hatır taşıması indirimi savunmasında bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davacının araçta hatır için taşındığı gerekçesiyle hesaplanan tazminattan indirim yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya kapsamından davacının ve araç sürücüsünün akraba oldukları anlaşılmaktadır. Akrabalar arası taşımanın ahlaki bir görevin ifası olduğu gözetildiğinden davalıya sigortalı araç sürücüsünün davacıdan ücret talep etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerle hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması da doğru değildir.
Kabule göre de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1 inci maddesinde "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Yargılama sırasında İtiraz Hakem Heyetince verilen ara karar üzerine alınan maluliyet raporuna ilişkin ücret, yargılama giderlerinden olup bu miktarın da davalı aleyhine karar verilen yargılama gideri miktarına eklenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4.Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1954, K. 2024/4138, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama