KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2064 E., 2025/8537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/726 D.İş, 2023/704 K.
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.07.2020 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %8 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın meydana gelen trafik kazasında kusurlu olduğunu, davalıya yapılan 14.02.2023 tarihli başvurudan sonuç alınamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya 10.02.2023 tarihinde başvuru yapıldığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, başvuranın 30.03.2023 tarihinde STK'nın 2023.E.11311 sayılı dosyada başka bir başvurusunun da bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ZMSS Genel Şartlarda sayılan belgeler başvuru sırasında tam ve eksiksiz olarak davalıya sunulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının yolcu olduğu araç hususi bir araç olup hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından davalının temerrüte düşmediğini ve faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanun ve genel şart hükümleri uyarınca maluliyet tazminatının hesabı için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun gerekli olduğu,
bu nitelikleri haiz bir rapor sigorta şirketine teslim edilmeden, ayrıca şirketin bu nitelikte bir raporu resen istihsal etme imkânı bulunmadığından şirketin temerrütü yahut başvuruyu kısmen veya tamamen reddetmesinin de söz konusu olamayacağından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartlarının da oluşmayacağı, dosyaya sunulan raporun omurga kırığına bağlı bozukluk nedeniyle %8 maluliyet oranı tespiti yapılarak düzenlendiği,
rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş ise de ilgili yönetmeliğin 6. maddesi gereği maluliyete bağlı araz ile ilgili uzman hekim bulunmadığından anılan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmemiş olup kabulünün mümkün olmadığı, sigorta kuruluşuna usulüne uygun belgelerle başvuru yapılmasının KTK'nın 97. maddesinde özel dava şartı olarak düzenlendiği, bilahare yargılama esnasında ikmalinin de uygun bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; raporun adli tıp uzmanlarınca detaylı ve eksiksiz şekilde yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, rapor hatalı olsa dahi yeni bir rapor alınabileceğini, yeni bir maluliyet raporu tanzimi için süre de tanınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 22.07.2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı omurga kırığı şeklindeki yaralanmaya ilişkin olarak üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 03.02.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Zira kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in "Kurulun teşkili ve çalışma usulü" başlıklı 6. maddesinin (5) numaralı bendi; "Tek bir uzmanlık dalını ilgilendiren engel durumlarının tespitinde, ilgili uzmanlık dalından üç uzman hekimin katılımıyla kurul oluşturulur" şeklindedir. İtiraz Hakem Heyetince bu eksiklik nedeniyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uyun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Eldeki başvuruya sunulan raporu düzenleyen heyette arazla ilgili 3 uzman hekim bulunmamakta ise de yeni bir rapor alınarak eksikliğin tamamlanması mümkündür. Her ne kadar 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 12. fıkrası gereği İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel de bulunmamaktadır. 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 23. fıkrası uyarınca kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı benimsenmiş olup hakem heyeti özel ve teknik konularda bilirkişi seçimine de karar verebilmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde içerisinde omurga kırığı şeklindeki arazla ilgili heyette olması gereken 3 uzmanın da aralarında bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmez.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2064, K. 2025/8537, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama