KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2109 E., 2025/8678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/29 E.- 2024/30 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 19.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 15.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 517.764,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın davaya konu trafik kazasına neden olduğunun somut delillerle ispat edilemedeğini, eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, kusur konusunda rapor alınması gerektiğini, emniyet kemeri takmamaktan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 24.02.2023 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacıda %16 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hakem heyeti tarafından alınan kusur raporuna göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 517.764,20 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının kısmen kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı ile sürekli iş göremezlik tazminatının aynı limit dahilinde olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatının reddi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne toplam 505.004,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın davaya konu trafik kazasına neden olduğunun somut delillerle ispat edilemedeğini, eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, kusur konusunda alınan raporun yeterli olmadığını, davalı tarafından alınan bilimsel mütalaa ile dosyadaki kusur raporu arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi gerektiğini,
emniyet kemeri takmamaktan kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini, geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 19.02.2022 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hesaplama yönteminin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmış olmasına, kusur oranlarının isabetli tespit edilmiş olmasına, müterafik kusurun ispat edilememiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 24.02.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası humerus kırığı (kolunda kırık) yaşadığı ve frontal bölgede 5 cm boyutunda skarı oldğu, bu nedenle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %16 olduğu anlaşılmaktadır. Maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile estetik ve plastik cerrahi uzmanının da içinde bulunduğu heyetten raporun alınması gerekirken maluliyet raporunda bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile cildiye veya estetik ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2109, K. 2025/8678, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama