KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2225 E., 2025/13088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2020/136 Esas-2023/752 Karar
Karar Metni
1.055 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalı ... şirketi nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen yangın neticesinde işyerinde bulunan emtiaların ve ofis malzemelerinin tamamen yandığını, davalı ... şirketine hasarın tazmini için yapılan başvuru neticesinde davalının kısmi ve yetersiz ödeme yaptığını, davacının zararlarının daha fazla olduğunu açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL bakiye hasar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödeme yapıldığını ve taraflar arasında ibraname düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece bozma ilamından önce verilen kararda; davacı ile davalı ... şirketi arasında zarar konusunda mutabakata varıldığı ve zararın tazmin edildiği, ibranamelere göre davacının bu hasar dolayısıyla davalı ... şirketini hertürlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartız olarak ibra ettiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.10.2019 gün, 2016/12468 Esas- 2019/10033 Karar sayılı ilamıyla, "...Her ne kadar davacı tacir olup basiretli tacir gibi davranması gerekli ise de ticari hayatın devamı, ticari faaliyete konu tüm emtiaların zarar görmesi ve zarar sonrası sigorta ödemelerine ilişkin genel uygulama (önce ibranamenin imzalanması ardından ödeme yapılacağına ilişkin ön şart ileri sürülmesi gibi) gözetildiğinde kural olarak irade özerkliği ve sözleşme serbestisi içinde imzalandığı kabul edilmesi gereken ibranamelerin,
müzayaka halinde imzalandığı iddiası ile geçersiz kılınmak istendiği; bu biçimde geçersizliği sağlayarak bunun sonuçlarından yararlanacak olan ve istisnai bir yol olan gabinin hukuksal sonuçlarından yararlanmak isteyen davacı tarafın iddiasının doğru olup olmadığının araştırılması gerektiği açıktır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti ile, süresi içinde açıldığının kabul edilmesi halinde; davaya konu yangın olayının meydana geldiği 2013 yılından önceye dönük yakın yıllardaki davacının mali durumunun, ticari defter ve kayıtları ile muhasebe belgeleri üzerinden yapılacak incelemeyle saptanması; bu konuda uzman mali müşavir bilirkişi heyetinden, davacının yangın hasarından önceki yakın yıllara ait işletme kar ve zararı, şirket özkaynakları, davacının hasar tarihinde mevcut borç-alacak miktarları konularında ayrıntılı rapor alınması;
davacının hasar tarihinden önceki mali durumuna göre, yangından kaynaklanan hasarı bertaraf etme konusunda yeterli özkaynağı olup olmadığının detaylıca irdelenmesi, alacaklıların sıkıştırma iddialarının etraflıca araştırılması, bu husustaki taraf delillerinin toplanması ile gabinin subjektif unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gereklidir.
Tüm bu araştırmalardan sonra; edimler arasındaki aşırı oransızlığın giderilmesini temin amacıyla, gabin iddiasıyla eldeki davanın açıldığı gözetildiğinde, gabinin objektif unsuru olan edimler arasındaki aşırı oransızlık şartının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için, davacının gerçek zarar miktarının doğru biçimde tespit edilmesi gerekir.
Buna göre de; oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden, davacının hasar başvurusu sırasında davalıya sunduğu listenin, davalının aldığı eksper raporunun, yangın sonrası resmi görevlilerce tutulan tutanakların bir bütün olarak ele alınması ve hasar tarihinden önceki yıla ait ticari defter ve kayıtlar ile muhasebe belgeleri de incelenmek suretiyle, yangın olayından önce mevcut olup da olay nedeniyle hasar gören sigortalı unsurların bedellerinin ayrıntılı biçimde tespitinin yapılması konularında ayrıntılı, gerekçeli,
mukayeseli ve denetime imkan sağlayacak bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra yargılama sonunda mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüyle 407.738,50 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ve düzenlenen ibraname nedeniyle davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, tazminat hesabının sadece stok hesabına dayanmasının hatalı olduğunu, yangın sonrasında hasara ilişkin fiili tespitlerin gözönüne alınması gerektiğini, davacının kuşkulu satışlarla kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, hasarın meydana gelmesine yakın tarihlerde yüksek meblağlarda borçlandığını iddia eden davacı tarafça hasarın ispatlanamadığını, yapılan hesaplamalarda KDV'nin hariç bırakılması gerektiğini, eskime tenzili ve varsa sovtaj bedellerinin tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; iş yeri sigorta sözleşmesine dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekili meydana gelen yangında iş yerinde bulunan emtia ve ofis malzemelerinin tamamen yandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur.
Rizikonun ihbarından sonra riziko yerinde eksper tarafından yapılan incelemede davacının faaliyet konusunun madeni yağ benzeri malzemeler satış yeri ve deposu olduğu, yanan madeni yağ ve demirbaşlara ilişkin fiili tespit yapıldığı, filtrelerin fiilen tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir.
Davacının gabin halinde olup olmadığının değerlendirilmesine ve riziko sonucu gerçekleşen zararın tespitine yönelik olarak alınan raporda; davacının işletmesinde petrol ürünleri alım satım faaliyeti dışında gıda ve temizlik malzemeleri alım satım faaliyetinde de bulunduğu, işletmenin muhasebe kayıtlarının ayrı tutulmadığı, davacının 713.367,00 TL değerinde stoğu bulunduğu belirtilmiş, mahkemece de bu miktar davacının gabin halinde olup olmadığı konusunda yapılan değerlendirmede ve tazminat hesabında esas alınmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bilirkişilerce stok hesabı yapılırken eksper tarafından yapılan fiili tespitler değerlendirilmediği gibi stokta bulunan emtiaların neler olduğu, bu emtiaların değerlerinin ne kadar olduğu konusunda ayrıntılara da yer verilmemiştir. Rizikonun gerçekleştiği yerde davacının faaliyet konusunun madeni yağ ve benzeri malzemeler satış yeri ve deposu olduğu gözetildiğinde hiç bir ayrıntıya yer verilmeyen stok hesabının esas alınarak davacının gabin halinde olduğunun kabul edilmesi ve bu miktarlara göre tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Buna göre yapılacak iş; gabin halinin objektif şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından diğer bir ifadeyle yapılan ödeme ile zarar arasında fahiş fark olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik olarak bilirkişilerden alınacak ek raporda filtreler yönünden stok hesabı yapılması, madeni yağ ve demirbaş hasarı yönünden ise eksper tarafından yapılan fiili tespitlerin esas alınarak hesaplama yapılması ve bu miktara göre ibranamenin düzenlendiği tarihte davacının gabin halinde olup olmadığının değerlendirilmesi, gabin halinin varlığına karar verilirse tazminat hesabında bu miktarın esas alınarak sonucuna göre karar vermek olup bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2225, K. 2025/13088, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama