KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/239 E., 2025/12411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/299 E., 2023/333 K.
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Tic. Ltd. Şti yetkilisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; sürücüsü davalı ..., araç maliki ve işleteni davalı ... Tic. Ltd. Şti. olan vasıtanın yapmış olduğu kaza neticesinde bir kısım davacıların kardeşleri bir kısım davacıların müşterek çocuğu ...’ın vefat ettiğini belirterek 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ..., kazadan dolayı derin pişmanlık ve üzüntü duyduğunu, psikolojisinin bozulduğunu, tedavi gördüğünü, ekonomik sıkıntı yaşadığını, çalışamadığını, evden çıkamadığını, manevi tazminatı karşılayacak gücü olmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, karşı tarafın zenginleşmesine matuf olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tekstil İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli, 2014/318 E., 2015/578 K. sayılı ilamı ile davanın davalı sürücü ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı şirket yönünden ise davalı sürücünün, aracı davalı şirketten kiralaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
2. Dairenin 17.12.2019 tarihli 2018/2045 E., 2019/6065 K. sayılı bozma ilamı ile; "...Dosya kapsamından; davaya konu kazayı yapan aracın, davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından diğer davalı sürücüye aracın kiralandığı ancak davalı şirketin işleten sıfatının diğer davalı kiracıya geçip geçmediği konusunda mahkemece araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
KTK'nun 3. maddesi gereği, uzun süreli kiralamanın bulunduğu durumlarda, aracı kiralayan işleten sıfatı kazanmakla birlikte; adi yazılı belge biçiminde düzenlenen kiralama sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğu için, sadece sözleşmeye dayalı olarak işleten sıfatının belirlenmesi hatalı sonuçlara yol açabilecektir.
Bu nedenle öncelikle; davalılar arasında akdedilen oto kira sözleşmesinin dosya içerisine alınarak aracın sözleşme gereği davalı kiracıya fiilen teslim edilip edilmediği, zilyetliğinin davalı kiracıya geçip geçmediği, sözleşme gereği kira bedellerinin kiraya veren araç malikine ödenip ödenmediği gibi hususlar da araştırılıp, kira sözleşmesinin sıhhati ve işleten değişikliğinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Şu halde mahkemece, davalı ... Tic. Ltd.
Şti. nin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, sözleşme gereği kira bedellerinin davalı araç malikine ödenip ödenmediğinin saptanması; davalı şirket kayıtlarında yapılacak incelemeyle, kazayı yapan aracın kiracıya fiilen teslim edilip edilmediği hususunun tespiti; kira ilişkisi varsa bunun uzun süreli olup olmadığının belirlenmesi; bundan sonra KTK'nun 3. maddesi ile 85 vd. maddeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle, davalı ... Tic. Ltd.
Şti'nin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın davalılar yönünden kısmen kabulü ile, davacı baba ... için 15.000,00 TL, davacı anne ... için 15.000,00 TL, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL olmak üzere 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen 09.06.2011 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, bozma kapsamında usuli kazanılmış hakka göre fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Tic. Ltd. Şti. yetkilisi temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, davalı sürücünün kira sözleşmesi olmadığı yönünde iddiası dahi olmadığını, uzun süreli kira sözleşmesi olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölümle neticelenen trafik kazası nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/239, K. 2025/12411, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama