KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2604 E., 2025/8231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/115 D.İş, 2024/115 K.
Karar Metni
1.192 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
01.04.2022 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında, yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 12.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 27.200,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
06.11.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 499.900,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri ve 12.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 517.004,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, kazadaki kusur oranlarına itirazları bulunduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesini talep ettiklerini, olayda müterafik kusur söz konusu olduğundan tazminat bedelinde hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini,
davacının devlet memuru olup olmadığı ve SGK tarafından kendisine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, geçici bakıcı gideri tazminatının hesaplaması yapılırken net asgari ücretin esas alınması gerektiğini belirterek davanın davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 499.900,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 5.004,00 TL geçici bakıcı gideri ve 12.000,00 TL tedavi gideri tazminatının 10.05.2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda tespit edilen %12 maluliyet oranının hatalı olup gerçek durumu yansıtmadığını, tek bir uzmanlık alanını ilgilendiren engel durumlarında, kurulun ilgili uzmanlık dalından üç uzman hekimin katılımıyla oluşması gerektiğini, uzman raporunda davacı bizzat muayene edilmeksizin yalnızca tıbbi evraklara göre değerlendirme yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faize göre yapılacak aktüer hesaplamanın esas alınması gerektiğini, yargılamaya esas alınan kusur dağılımının hatalı ve hakkaniyetsiz olduğunu,
kusur raporunun kaza tespit tutanağındaki tespitlerin tekrarı olup karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğu hususunun dikkate alınmadığını, kusur oranının çelişkiye mahal vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini, olayda müterafik kusur bulunduğu halde tazminat bedelinde indirim uygulanmadan karar tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının koruyucu tertibatlardan olan dizlik kullanmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, başvuru esnasında sunulan kişisel rapor geçersiz olduğu için başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının tedavi giderleri talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını,
belgelenmeyen bakıcı ve tedavi giderlerinde %50 hakkaniyet indirimi yapılması, bakıcı gideri tazminatının hesaplaması yapılırken net asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacının devlet memuru olup olmadığı ve SGK tarafından kendisine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi kapsamı gereğince uzlaşma olup olmadığının tespiti için kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, varsa uzlaşma raporunun temini ile inceleme sonucuna göre karar tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.04.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi masrafı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava konusu kaza, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 46/2-b (Aksine bir işaret bulunmadıkça şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetli geçişini beklememek) kuralını ihlal ettiği, davalının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 01.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın, kaza tespit tutanağının özet bölümünde anlatıldığı şekilde meydana geldiği, aksini ispata yarayacak iz ve delil bulunmadığı, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bilirkişi raporundaki kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiştir. Özellikle dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre kazanın oluş biçimi dikkate alındığında dosya içerisinde yer alan kusur raporu yetersizdir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturması ve varsa yargılamasına ilişkin evraklar da dosyaya eklenerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durum ve oranlarının tespiti için kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkindir.
Hakem Heyetleri tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu kabul edilerek % 100 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından kusur oranlarının tespiti için üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda, aynı kural ihlallerine dayalı olarak sadece davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve davacının yolcu olduğu aracın sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan uzman bilirkişi raporu uyumludur.
Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi gereği tüm zarar sorumluları davacının zararından müteselsilen sorumludur. Kanundan doğan bu müteselsil sorumluluk gereği, davacı zararının tamamını zarar sorumlularının birinden isteyebilir. Somut olayda da davacı kazaya karışan karşı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunması mümkün olmadığı ve zararının tamamını müteselsil sorumluların herhangi birinden talep edebileceğinden, davalının tam kusur üzerinden hesaplanan tazminattan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, birbiriyle uyumlu kaza tespit tutanağı ve uzman bilirkişi raporu ile kusur tespitinin oluşa uygun biçimde yapıldığı, ayrıca yolcu davacıya karşı müteselsil sorumluluk cari olduğundan davalının kusur oranının düşmesinin sonuca etkili olmayacağı dikkate alınarak davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2604, K. 2025/8231, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama