KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2689 E., 2025/9376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/110 D.İş, 2024/113 K.
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.03.2018 tarihinde davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, 2 ay geçici iş göremezliği ve 1 ay bakıcı ihtiyacının oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının herhangi bir sorumluluğu olmadığını, kusur tespiti gerektiğini, davacının göğüs bölgesinden yaralanma ve darbe dikkate alındığında kaza esnasında emniyet kemerinin takılmadığının anlaşıldığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, yargılamada alınan 01.12.2023 tarihli maluliyet raporunda davacıda sürekli iş göremezlik bulunmadığının belirtildiği, geçici iş göremezlik süresinin 45 gün olarak belirlendiği ve 2.176,00 TL olarak hesaplandığı, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği, ıslah talebinde bulunulmadığı, sigortalı aracın kullanım tarzının hususi olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının 17.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'in 8/2. maddesinde cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait özür oranlarının fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirleneceğinin düzenlendiği, anılan Yönetmelik'in eki olan Ek-2 Özür Oranları Cetvelinin Nörojenik Kaynaklı Ağrılar başlığı altında yer alan "Primer baş ağrıları; nevraljiler;
santral veya periferik kaynaklı nöropatik ağrılar (ağrının kronik olması ve tedavi altında iken değerlendirilmesi gereklidir)" düzenlemesine sahip olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile maluliyet raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde başvuru sahibinin maluliyet oranının söz konusu düzenleme kapsamında belirlenmediğinin tespit edildiği, başvuran vekili tarafından aksi durumu gösterir kaza tarihinden maluliyet raporunun alınması süresi içinde maluliyeti oluşturan şikayet kapsamında tedavi gördüğünü gösterir somut bilgi ve belge sunulmadığı,
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun somut olay özelliklerine ve mevzuata uygun olduğu, ayrıca İtiraz Hakem Heyetinin 22.01.2024 tarihli ara kararıyla başvuranın ıslah talebini sunmak için 3 iş günü kesin süre verilmesine karşın beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda sunulan raporun fiziki muayene yapılmak ve toraks BT incelenmek suretiyle hazırlandığını, uyuşmazlık hakemince alınan raporun ise fiziken muayene yapılmaksızın ve hastaya ilişkin göğüs kafesi ve ciğerlerin detaylı görüntüleri değerlendirilmeksizin düzenlendiğini, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 25.03.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından başvuruda sunulan ve üç adli tıp uzmanınca yapılan muayene sonucu düzenlenen ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 15.12.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda; kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca davacının trafik kazasına bağlı kaburgalarda kırık sonucu gelişen kaburgalarda kırılan yerlerde batma ve yanma hissi, zaman zaman eforla gelen nefes darlığı nedeniyle "nörojenik kaynaklı ağrılar, günlük aktiviteyi kısmen etkileyen ağrı" kapsamında sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak belirlenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla iki adli tıp uzmanından alınan 01.12.2023 tarihli dosya üzerinden düzenlenen raporda ise dosya kapsamında süreçte nörojenik ağrı tanısı için nöroloji ve/veya algoloji polikliniği takibi ile ağrılara yönelik tedavi alındığına dair bir emareye rastlanmadığı, nörojenik kaynaklı ağrılar hükmüne istinaden engel oranı tayin edilirken yönetmelikte geçen "santral veya periferik kaynaklı nöropatik ağrıların kronik olması ve tedavi altında iken değerlendirilir" hükmünün göz ardı edildiği,
kot kırıkları yönünden yapılan değerlendirmede ise kot kırıklarına bağlı kazayla ilgili ... Üniversitesi raporunda herhangi bir aktif patoloji olmadığından buna bağlı engellilik oluşmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
01.12.2023 tarihli rapor hükme esas alınarak Uyuşmazlık Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilinin yaptığı itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince muayene yapılmaksızın dosya üzerinde düzenlenen rapor yerinde bulunarak itirazın reddine karar verilmiş ise de başvuruda sunulan ve yargılamada dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamında maluliyete ilişkin alınan her iki rapor arasında davacıda maluliyet oluşup oluşmadığı konusunda çelişki bulunmakta olup hakem heyetince raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan (dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışında) dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2689, K. 2025/9376, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama