KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2730 E., 2025/9379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/782 D.İş, 2023/804 K.
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
30.08.2017 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı aleyhine İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/186 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, işbu davanın açılmasından 4 gün sonra tarafların anlaştığını ve davacı vekilinin 27.02.2018 tarihinde davalı ... şirketini ibra ettiğini, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini,
dolayısıyla mahkemece maluliyet raporu dahi alınmadan kazadan yaklaşık 6 ay sonra davacının tedavisi devam ederken davalı tarafından davalının öngördüğü %6 maluliyet ve %25 kusur oranı üzerinden hesaplanan 8.848,00 TL ödeme tutarı üzerinden anlaşmaya varılarak dosyanın kapatıldığını, davalının yaptığı kusur ve maluliyet oranı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının maluliyeti net olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı bir durumda yapılan feragatin hüküm ve sonuç doğurmayacağını, ibranamenin davacının tedavisi devam etmekteyken ve maluliyet oranı belirlenmeden düzenlendiğini,
dosyaya sunulan 09.11.2022 tarihli maluliyet raporunda ise sürekli iş göremezlik oranının %15, iyileşme süresinin 120 gün ve bakıcı ihtiyacı süresinin 30 gün olarak belirlendiğini, bakiye tazminatın ödenmesi için davalıya 15.11.2022 tarihinde başvurulmasına karşın sonuç alınamadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL bakiye sürekli ve 10,00 TL bakiye geçici iş göremezlik tazminatı ile 10,00 TL bakiye bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran vekilinin açtığı davada sulh olunduğunu ve başvuranın davadan feragati ile hüküm kurulduğunu, yapılan ödemenin sulh ödemesi olduğunu, kaldı ki ibra ödemesi olduğu düşünülse dahi ibranamenin iptalinin en geç 2 sene içinde istenilmesi gerektiği, işbu davanın ise sulh olunmasından 5 sene sonra ikame edildiğini, başvuru konusunda daha önce mahkeme tarafından verilmiş bir kesin hüküm bulunduğunu, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, ayrıca davacı artan maluliyet iddiasında ise buna ilişkin bir rapor ibraz edilmediğini, kusur durumunun kesin hükümle netleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/186 Esas, 2018/1248 Karar sayılı kararına göre davanın tarafları ve sebebinin aynı olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 24.12.2018 tarihli feragat dilekçesinde davalı ... şirketi ile yapılan sulh görüşmesi sonucu uzlaşma sağlandığı, bu doğrultuda davadan feragat edildiğinin beyan edildiği, mahkemece davanın bu nedenle feragat nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu dosyada kesin olarak verilen kararın tarafları, sebebi ve konusu ile işbu başvuru konusunun ve taraflarının aynı olduğu,
başvuruya konu uyuşmazlığın daha önce mahkeme dosyasında kesin olarak karara bağlandığı, kararın kesin hüküm oluşturduğu, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu, başvuruda sunulan 09.11.2022 tarihli raporda 07.03.2018 tarihli ibranameden sonra başvuranın yaralanması ile gelişen yeni bir durum olduğuna dair bir tespit bulunmadığı gibi kaza nedeniyle maluliyetin arttığına ilişkin bir tespitin de bulunmadığı, kesin hükümden sonra aynı konuda talepte bulunulabilmesi için gelişen yeni bir durum olması gerektiği, tedavi evrakı incelendiğinde tedavilerin ibraname tarihinden önce olduğunun görüldüğü,
bu nedenle başvuran vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki başvuruya konu uyuşmazlığın daha önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında kesin olarak karara bağlandığı, ilgili mahkeme dosyasında yargılama devam ederken davacı vekili tarafından sunulan 24.12.2018 tarihli feragat dilekçesinde davalı ... şirketi ile yapılan sulh görüşmesi sonucunda uzlaşma sağlandığı belirtilerek bu doğrultuda davadan feragat edildiği, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği,
kararın kesinleştiği, bu nedenle söz konusu kararın eldeki başvuru için kesin hüküm teşkil ettiği, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, başvuru sahibince ibraz edilen ibranamede fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamış olup KTK'nın 111/2. maddesi gereği 2 yıl geçtikten sonra ibranamenin iptalinin talep edilemeyeceği, 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği dikkate alındığında başvuru sahibinin aynı sebepten kaynaklı rahatsızlığı nedeniyle maluliyetinde bir artış bulunduğunun saptanması halinde ancak tazminat talep edebileceği,
başvuruda sunulan 09.11.2022 tarihli raporda söz konusu 07.03.2018 tarihli ibranameden sonraki sürece ilişkin gelişen yeni bir duruma ya da maluliyetin arttığına ilişkin bir belirleme de bulunmadığı, tedavi evrakları incelendiğinde tedavilerin ibraname tarihinden önceye ait olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda sunulan %15 oranlı rapor ile sigorta şirketinin medikal raporunda belirlenen %6 maluliyet oranı arasında fahiş bir fark bulunduğu ve davacıya oldukça eksik ödeme yapıldığının açık olduğunu, kazadan henüz 5 ay geçmişken ve maluliyet oranı tespit edilmemişken sulh olunarak davadan feragat edilmesi ve sigorta şirketinin ibra edilmesinin hiçbir sonuç doğurmadığını, ibranamenin hem doğmamış haktan feragat edilmesi hem de eksik bir ödeme yapılması sebebiyle geçersiz olduğunu,
sunulan %15 oranlı raporda maluliyette artış olduğuna dair bir ibare bulunmuyorsa da her iki rapordaki fahiş fark nedeniyle maluliyet oranında artış olduğunun izahtan vareste olduğunu, kaldı ki sunulan raporda belirtilmemiş olsa da iki farklı rapor değerlendirilerek maluliyette artış olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, nihayetinde ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu, maluliyette artış olduğunun kabulü ile bakiye tazminat ödenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 30.08.2017 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2730, K. 2025/9379, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama