KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2758 E., 2025/13039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/44 53... /110 Karar
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan ...isimli gemi ile ...'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, haksız saldırının kınanması ve kınama kararının yayınlanması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminat gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 350.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline ve kararın yayınlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü 30.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; kınama ve yayın talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İsrail Devletinin tüm dünyanın gözü önünde yapmış olduğu hukuk dışı muamele ve işkence nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve kabul edilemez miktarda olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını ayrıca kararın yayınlanması talebinin reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ...'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ...isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile manevi tazminat, haksız saldırının kınanması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, davacının maruz kaldığı hukuk dışı ve kötü muamele ile yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2758, K. 2025/13039, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama