İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/2947 K.2024/3931

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/2947Karar2024/3931Tarih29 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.167 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2024/2947 E., 2024/3931 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/129 E., 2023/113 K.
Hüküm/karar
Asıl Davanın Kısmen Kabulü / Birleşen Davanın Reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.167 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde.

01.08.2013 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki dava dışı ...’a ait motosikletin, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir otomobilin sıkıştırması üzerine yolun sağında park halinde bulunan bir otobüse çarptığını, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 8.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı,

tedavi süresince harcanan 500,00 TL yol gideri ve 1.500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 230.414,60 TL'ye yükseltmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde.

01.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, 29.01.2014 tarihinde davalı aleyhine tazminat davası açtıklarını, dosya kapsamında alınan ilk maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %18 olarak tespit edildiğini, bu orana göre mahkemece davacı lehine 226.914,60 TL tazminata hükmedildiğini, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporunda maluliyet oranının % 26 olarak belirlendiğini, davacının maluliyet oranının arttığının anlaşıldığını, kaza tarihindeki teminat limitinin 250.000,00 TL olduğunu,

davacının 23.085,40 TL daha bakiye alacağının olduğunu belirterek 23.085,40 TL bakiye alacağın davalıya ilk dava açma tarihi olan 29.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.05.2015 tarihli 2014/94 Esas, 2015/477 Karar sayılı ilk kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur raporuna göre plakası edilemeyen otomobilin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 18 oranında olduğu, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından usulüne uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle tedavi gideri yönünden açılan davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına,

geçici ve sürekli iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 226.914,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı gideri yönünden açılan davanın kabulü ile 3.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 05.05.2015 tarihli 2014/94 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli 2015/12227 Esas, 2018/9166 Karar sayılı ilamı ile. "Yargılama sırasında yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasınıda içerir.

Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.

Savunma hakkını güvence altına alan T.C Anayasa'sının 36. maddesinde de buna paralel düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda; davalı sigorta şirketi kendini vekil ile temsil ettirmiş, cevap dilekçesi ibraz etmiştir. Ancak, hükme esas alınan maluliyet raporu davalı vekiline tebliğ edilmemiştir.

Mahkemece, kendini vekil ile temsil ettiren davalı vekiline maluliyet bilirkişi raporu tebliğ edilip, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda mahkemece anılan bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliği ile rapora karşı beyan ve itirazlarını bildirmesi hususunda süre verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde savunma hakkının kısıtlanması doğru değildir.

Bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğu..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 13.10.2020 tarihli 2019/9 Esas, 2020/211 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak % 18 oranlı maluliyet raporunun davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin rapora itiraz etmesi üzerine alınan ek raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 26 oranında olduğunun tespit edildiği, yeniden aktüer bilirkişi raporu alınmadığı, % 18 maluliyet oranına göre ilk alınan aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle tedavi gideri yönünden açılan davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına,

geçici ve sürekli iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 226.914,60 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı gideri yönünden açılan davanın kabulü ile 3.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 13.10.2020 tarihli 2019/9 Esas, 2020/211 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.10.2021 tarihli 2021/2391 Esas, 2021/6881 Karar sayılı ilamı ile "...Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğu ve maluliyet tespiti için alınan raporlarda davacının yaralanma biçimine ilişkin tıbbi değerlendirmeler dikkate alındığında kask ve diğer koruyucu tedbirleri almadan seyahat etmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Şu halde mahkemece, davacının bilerek ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün arkasında gereken koruyucu tedbirleri almadan yolculuk ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.05.2022 tarihli 2021/342 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararı ile kaza tarihindeki teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin 23.085,40 TL bakiye alacağının tahsili bakımından bozma ilamından sonra ek dava açtığı, açılan davanın eldeki davayla birleştirildiği, bozma ilamına uyularak dosya kapsamında hesaplanan tazminat üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle hüküm tesisinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile tedavi gideri yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına,

geçici ve sürekli iş göremezlik zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 181.531,68 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı gideri yönünden açılan davanın kabulü ile 2.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile.

18.468,32 TL bakiye tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa dava tarihi olan 19.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin 31.05.2022 tarihli 2021/342 Esas, 2022/230 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 14.11.2022 tarihli 2022/12729 Esas, 2022/14612 Karar sayılı ilamı ile "...1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan 21.11.2014 tarihli maluliyet raporuna göre davacının kazadan kaynaklı sürekli işgücü kaybının %18 olduğu rapor edilmiştir.

Mahkemece verilen ilk kararda %18 maluliyet oranına göre hazırlanan aktüer bilirkişi raporu benimsenerek davacı lehine 226.914,60 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedildiği, anılan kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2018 gün 2015/12227 Esas- 2018/9166 Karar sayılı ilamı ile hükme esas alınan 21.11.2014 tarihli maluliyet raporunun davalı vekiline tebliğ edilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine söz konusu raporun davalı vekiline tebliğ edildiği,

davalı vekilinin rapora itirazı üzerine mahkemece Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının hazırladığı 29.01.2020 tarihli raporun alındığı, yeni alınan raporda davacının kazadan kaynaklı sürekli işgücü kaybının %26 olduğunun rapor edildiği, mahkemece %18 oranlı ilk alınan maluliyet raporu esas alınarak davacı lehine 226.914,60 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedildiği, anılan kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Dairemizin 14.10.2021 gün 2021/2391 Esas-2021/6881 Karar sayılı ilamı ile ehliyetsiz sürücünün aracına binme ve koruyucu tertibat giymeme nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra davacı vekili tarafından davalıya karşı ek bir dava açıldığı, bu dava ile asıl davanın birleştirilmesine karar verildiği,

davacının ek davasında ikinci kez alınan % 26 oranlı maluliyet raporu ile ilk alınan % 18 oranlı maluliyet raporu arasındaki farktan kaynaklanan 23.085,40 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı talep ettiği, mahkemece verilen son kararda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl dava yönünden davacı lehine 181.531,68 TL geçici ve sürekli işgörmezlik tazminatı, birleşen dava yönünden 18.468,32 TL bakiye sürekli tazminatına hükmedildiği, kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Yargıtayca bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.

Şu durumda; mahkemece 13.10.2020 tarihli karar ile %18 maluliyet oranına göre hesap edilen sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedildiği, davacı tarafça kararın temyiz edilmediği, Dairemizin 14.10.2021 günlü bozma ilamı ile davacı lehine %18 maluliyet oranı üzerinden sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi hususunun kesinleştiği ve %18 maluliyet oranı bakımından davalı sigorta şirketi yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmasına göre,

Yargıtay bozma ilamından sonra mahkemece davacı tarafından açılan ek dava ile talep edilen %26 oranlı maluliyet raporu ile ilk alınan %18 maluliyet raporu arasındaki farktan kaynaklanan 23.085,40 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı lehine hesaplanan tazminattan, davacının müterafik kusuru nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin gözönüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, asıl davanın kısmen kabulü ile tedavi gideri yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, geçici ve sürekli işgörmezlik zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 181.531,68 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı gideri yönünden açılan davanın kabulü ile 2.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine kararın bozulduğunu, bozma ilamından sonra alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranında artış meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu hususun gelişen yeni bir durum olduğunu, bu nedenle dava değerinin açılan ek dava ile artırılması konusunda davacı tarafın hukuki yararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacının gelir durumuna ilişkin somut bir bilgi olmaksızın asgari ücretin 3,48 katı ücret üzerinden tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplamasının detaylandırılmadığını, raporun hangi yaşam tablosuna göre düzenlendiğine ilişkin bilgi verilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından davalının sorumlu olmadığını, davanın bu talepler yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazasında yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, ... Yönetmeliği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2947, K. 2024/3931, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. E. Üçüncü Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2947
Karar No
2024/3931
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/2948 K.2024/6830
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2948 K.2024/4220
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2949 K.2024/3933
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/2950 K.2024/6542
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/2951 K.2024/4584
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/2951 K.2024/3774

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.