KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/2954 E., 2025/13002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/3 25... /402 Karar
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp asıl davada 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın, birleştirilen davada 65.702,92 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun tespitinin gerektiğini, tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Nakliye Taahhüt ...
Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının bulunduğu aracın asıl sürücüsünün davacı ... olduğunu, kendisinin aracı ehliyeti olmayan ve kazada hayatını kaybeden ...'a kullandırdığını, yine ölü muayene tutanağında kimlik tanığı ... ...'ın beyanında, davacının bulunduğu 28... plaka sayılı aracın sürücüsünün davacı ... olduğunu, ...'un, davacının arkadaşı olduğunu beyan ettiğini, davacının kendisinin bu kazanın oluşunda kusurlu olduğunu, davacının kendi kullanması gereken aracı sürücü ehliyetsiz bir kişiye kullandırdığını ve bu sebeple kusurlu olduğunu,
müvekkiline ait şirket aracını kullanan diğer davalı ...hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı verilmediğini, ceza davasının devam ettiğini, dolayısıyla hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... beyan dilekçesinde; kusura ilişkin tespiti kabul etmediğini, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olarak tespit edildiği kusura ilişkin raporun hatalı olduğunu ve talep edilen tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin 05.06.2015 tarihli ve 2012/2 66... /212 karar sayılı kararıyla asıl davada maddi tazminat talebi yönünden davalı ... şirketi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise 495.419,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi'nin 28.06.2018 tarihli 2015/155 37... /6526 karar sayılı kararıyla; " davacı vekili, dava dilekçesi, 28.08.2012 tarihli dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile müvekkilinin meydana gelen kaza sebebi ile %26 oranında malul kaldığının özürlü sağlık kurul raporu ile sabit olduğunu, bu rapora göre hüküm kurulmasını talep etmiş, mahkemece alınan raporda davacının %56 oranında malul kaldığı belirtilmiş,
mahkemece davacının %26 oranındaki maluliyete ilişkin talebi ile bağlı kalınmayarak ve talebi aşacak şekilde %56 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Buna göre rapora itirazlar ve temyiz edenin sıfatına göre usulü kazanılmış haklar gözetilerek %26 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada maddi tazminat talebi yönünden davalı ... şirketi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise 141.290,45 TL maddi tazminat ile dava tarihinden önce ödenen 56.197,00 TL tazminat yönünden olay tarihine kadar hesaplanan avans faiz tutarı 14.509,00 TL faiz ve 100.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının %26 olarak kabulünün hatalı olduğunu, birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma sonrası, ilk kararı temyiz etmeyen davalı ...lehine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bozma kararından sonra güncel verilere göre hesap yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından 21.08.2015 tarihinde icra dosyasına yapılan ödemenin mahsubunun gerektiğini, yine davacıya yapılan 9.500,00 TL ödemenin de mahsup edilmesi gerektiğini, ıslah ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz uygulaması gerektiğini, manevi tazminatın bölünemezliği kuralı gereğince 5.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmasına rağmen 100.000,00 TL olarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen ilk kararda davalı ...aleyhine hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı 495.419,00 TL olmasına ve bu hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmeyerek bu şekilde kesinleşmiş olmasına rağmen mahkemece bozma sonrası alınan aktüer hesap raporuna göre kararı temyiz etmeyen bu davalı lehine olacak şekilde maddi tazminat miktarının ilk kararda hüküm altına alınan miktardan daha düşük bir şekilde hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2954, K. 2025/13002, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama