KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3058 E., 2025/10033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/159 Değişik İş 2024/160 Karar
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 26.05.2015 tarihinde karıştığı trafik kazasında, yaya olan müvekkilinin yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL tazminat ile 500,00 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusura yönelik tespit yapılması gerektiğini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesap yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda davacıda kalıcı bir maluliyet bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporununun usule uygun olduğunu, usule uygun kabul edilmese dahi yeni rapor almak için kendilerine süre verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.01.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin skar izi nedeniyle %1,2 oranında olduğu kabul edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan maluliyet raporunda davacıda kalıcı maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karara yönelik davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmişse de, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun olarak,
yaralanma nedeniyle maluliyet oranı belirlenmesi için ileri derecede skar dokusu bozulması veya vücudun en az %1'ini kapsaması gerektiği, oysa rapordaki değerlendirmenin yönetmelikteki arızanın tanımı ve ağırlığına uygun olmayabileceği şüphesi bulunduğu buna göre davacının yaralanması sonucu oluşan yara izinin ömür boyu maluliyete sebep olup olmayacağı hususundaki tespitlerin yeterli olmadığı gözetilerek davacının ikametine yakın bir üniversite hastanesinden davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak içerisinde plastik cerrahın da bulunduğu heyetten yeni bir rapor alındıktan sonra,
sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3058, K. 2025/10033, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama