KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/374 E., 2025/6710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1748 E., 2023/3563 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/393 E., 2022/184 K.
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Belli edilen gün ve saatte gelen davalı ... vekilleri Avukat ..., Avukat ... Avukat ... davacı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.04.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vakfın amaçları doğrultusunda kurmayı hedeflediği Üniversite'nin ... nezdindeki kuruluş sürecinde iş ve işlemleri sonucu vakfın zarara uğramasına sebep olan Vakıf Mütevelli eski üyesi davalının, işlediği haksız fiilden kaynaklı belirsiz alacak konulu maddi zararın şimdilik 10.000,00 TL talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin vakfın ...
Noterliği 10.12.2012 tarih ve....yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vakıf senedinin İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/537 E. 2014/575 K. sayılı ilamı ile tesciline karar verildiğini ve tescil kararının 30.01.2015 tarih ve 29252 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığını, 08.04.2015 tarihinde vakfın kurucu ortakları ...ve ...'nin bağışlayan sıfatıyla yer aldığı rücu şartlı bağışlama sözleşmesi ile vakfa 3 milyon TL'nin her iki kurucu tarafından taahhüt edildiğini, bu sözleşme ile bağış yapılan vakfın üniversite (İ...
Üniversitesi) kurma iradesinin en geç 3 yıl içerisinde tüzel kişilik kazanma şartı ile müvekkili vakfa bağış yaptıklarını, 30.11.2017 tarihli mütevelli heyeti kararları ile ...'nin taahhüdünü tadil ettiğini, "... Arsanın vakıf adına kuruluş çalışmaları yürütülmekte olan Üniversite'nin Resmi Gazetede yayımlanarak tüzel kişilik kazanması koşulu ile ...
Eğitim Vakfına bağışlanmasını, iş bu şartın gerçekleşmediğine dair ... mütevelli heyet ve yönetim kurulu tarafından verilecek karara kadar iş bu gayrimenkulleri süresiz devri olarak ...Eğitim Vakıfı nezdinde şartlı bağış olarak bırakılmasına ilişkin 10.11.2017 tarihli yazılı beyanları ibraz ettiği.." beyanı ile vakıf karar alıncaya kadar vakfettiği taşınmazların geri çekilmeyeceğini davalının taahhüt ettiğini, bu kararın ....
Noterliği 07.12.2017 tarih ve 36429 yevmiye numarası ile tasdik edildiğini ancak.
08.04.2015 tarihli rücu şartlı bağış sözleşmesinde yer alan Üniversite kurulma şartı olan 3 sene henüz dolmadan sözleşmeye aykırı olarak ... nezdinde 21.07.2017 tarihinde yapılan toplantıda davalının söz alarak vakıftan desteğini geri çektiğini belirttiğini ve vakfı onulmaz zarara uğrattığını, öyle ki vakfın gerek fizibilite gerekse de diğer raporlamalar ve AR-GE çalışmaları için yeniden harcama yapmak zorunda kaldığını, en az 2 eğitim yılı gecikme yaşandığını, süreci belirsiz hale getirdiğini,
Üniversitenin kuruluş sürecinin engellenmesiyle vakfın uğrayacağı müspet ve menfi zararların tespiti için alanında uzman bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davalının Üniversite kurma iradesinin olmadığını beyan etmesi ile ... nezdinde başvurunun reddine sebep olduğunu, ya da vakfa bağış yapacakları etkilediğini, bu durumun vakfa güvensizlik oluşturduğunu, itibar ve saygınlık kaybına sebep olduğunu tüm bu sebeplerle şimdilik (dava açılış tarihi baz alınarak) 10.000,00 TL zararın haksız fiilin meydana geldiği 21.07.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tazminat davası olarak açıldığını, vakfın amacının Üniversite kurulmasına yönelik olduğunu, Üniversitesinin kurulamamasının davacının kusurlu, kötü niyetli ve eksik tutum ve davranışlarından kaynaklandığını, yine ayrıca ... tarafından yerine getirilmesi istenen eksikliklerin bulunması ile onay alınmaması kaynaklı olduğunu, davalının kuruluşa engel olduğu iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin Üniversitenin kurulmasının gerçekleştirilemeyeceğine kanaat getirdiğini, kuruluş maliyetinin karşılanamayacak kadar büyük bir meblağa ulaştığını,
diğer kurucu ortağın vakıf kuruluş senedi hukukuna aykırı uygulamalarını gördüğünü, vakıf banka hesabını kendi şahsi hesabı gibi kullandığını, habersiz para transferleri yaptığını, kuruluş amacının ortadan kalkması ile 03.08.2018 tarih, ve 26642 yevmiye nolu .... Noterliği'nce düzenlenmiş ihtarname keşide edildiğini, ...
Üniversitesi'nin kurulamamış olması, ... tarafından 2017 yılı Temmuz ayında kuruluşa yönelik eksiklikler kaynaklı ret yazısı verildiğini, sayın mahkemenin bu belgeyi celp edebileceğini, vakıf senedine aykırı yönetim kurulu oluşturarak ...tarafından kendine maddi çıkar sağlayacak kararlar alındığını, Üniversite inşa faaliyetlerinde kendi inşaat şirketine menfaat sağladığını, vakfın kuruluş amacının ticaret olmadığını, bu sebeple haksız fiilden dolayı zarara uğramasının söz konusu olamayacağını, şartlı bağış yolu ile devredilen taşınmazların iadesinin talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 3.054.187,42 TL'nin ise ıslah tarihi olan 04.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ...'nin desteğini çekmesi karşısında ...'ün üniversite kurulması başvurusunu reddettiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, dosyada bulunan ... kararı okunduğu zaman sonuç bölümünde böyle bir gerekçe yazmadığı halde mahkemenin kararını bu şekilde kurmasının anlaşılamadığını, bilirkişilerin dosyayı yeterince incelemeden rapor düzenlediklerini, vakıf senedi incelendiğinde davacı vakfın amacının ...
Üniversitesi adı altında tüzel kişilik kazandırmak olup davacı vakfın zamansal beklentisine ilişkin öğrenci sayısı ve öğrenci geliri adı altında kâr amacı gütmesinin söz konusu olamayacağını, eğitim ve öğretim yapılacak olan Üniversite binasının yapı ruhsatının 22.03.2018 tarihinde alındığını, ...’ten izin alınmadan yapı ruhsatı alınması ve inşaata başlanmasının da davacının kötüniyetli olduğunu ve vakfı zarara uğratma kasdı ile hareket ettiğini gösterdiğini, ortada bina olmadan bilirkişilerce zarar oluştuğunun ileri sürülemeyeceğini, davalının sözleşmesel bir taahhüdünün bulunmadığını,
ibraz ettikleri uzman görüşünün değerlendirilmediğini belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08.03.2022 tarih, 2018/393 Esas 2022/184 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bir başka anlatımla haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Bir başka deyişle haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı yoksa bu kalem zarar istenemez.
Haksız fiil; hukuk kurallarına aykırı şekilde diğer bir kişinin mal varlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylemdir. Bu durumda, haksız fiil sorumluluğunun doğması için dört unsur bulunmalıdır. Bunlar da hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağıdır. Haksız fiil nedeniyle tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı fiil ile zarar arasında bir illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir. Bir ilişkinin var olup olmadığı ise her olayın akışına göre değişir.
Dosyanın incelenmesinde; rücu şartlı bağış sözleşmesi, fizibilite raporları, 24.02.2017 tarihli inceleme raporu, vakıf tarafından ...'e yapılan sunum, ...'ün 2017.13.495 sayılı kararı ve tüm taraf delilinin incelenmesinde, ... tarafından vakfın üniversite başvurusunun reddine karar verilmesi ile davalının eylemi arasında illiyet bağı kanıtlanamamıştır. O halde, davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/374, K. 2025/6710, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama