KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/393 E., 2025/6461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1520 E., 2023/3659 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/150 E., 2022/55 K.
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .. Medya Grubunun yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, davalı tarafından Twitterda @... hesabından 02.05.2021 tarihinde yapılan paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkilinin yasa dışı bir gruba üye olmakla itham edildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu paylaşımların kendi kişisel fikirleri olmadığını, internet ansiklopedisinden alıntı yapıldığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımlarda davacının örgüt üyesi olmakla itham edildiği, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 02.05.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımlara konu isnadın bir dayanağının olmadığı, somut bir delil olmadan davacının kişilik haklarına saldırının hedeflendiği, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı; olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve paranın olay tarihindeki alım gücü nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin hiçbir delil olmadan yasa dışı bir oluşumun lideri olmakla itham edildiğini, saldırının ağırlığına göre hükmedilen tazminatın az olduğunu, caydırıcı olmadığını, olayın özel koşulları değerlendirildiğinde yayın talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususun değerlendirilmediğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından Twitterda @... hesabından 02.05.2021 tarihinde yapılan paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun; aradan geçen zaman, olayın güncelliğini yitirmesi nedeniyle yayın talebinin reddedilerek manevi tazminat ile yetinilmesinin hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/393, K. 2025/6461, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama