KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/3986 E., 2025/13384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/201 D. İş, 2024/200 K.
- Sayısı
- İHK-2024/10775
- Sayısı
- K-2024/53414
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücülüğünü yaptığı araç ile seyri sırasında karşıdan gelen sürücüsü ve plakasını bilmediği aracın üzerine gelmesi neticesi kaza yaptığı ve eşi ...'ın vefat ettiğini, eşinin desteğinden mahrum kaldığını, ceza yargılamasında kusuru olmaması nedeni ile beraat kararı verildiğini, tek taraflı kaza olması nedeni ile kendi sigorta şirketlerinden tazminat talep ettikleri ve Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptıklarını ancak ret kararı verildiğini, kazanın üçüncü bir kişinin dahli ile meydana gelmiş olması nedeni ile belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası ikame edilemeyeceğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, kamera görüntüsü, tanık gibi somut delil olmadığını, davacının tespit edilemeyen araç için şikayetçi olmadığını, dosyadaki tüm tespitlerin davacı iddiasını çürüttüğünü, alınan tüm raporlarda tespit edilemeyen bir araçtan bahsedilmediğini, davacının kazada tam kusurlu olduğunu, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, ölüm ile kaza arasında illiyet bağının koptuğunu, koruyucu tertibat olmadığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini,
hatır taşıması indirimi talep ettiklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılmasını, faiz talebini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının destek tazminatı talep ettiği, ceza mahkemesi kararı ile davacının beraat ettiği, ceza yargılaması ile kazanın karşıdan gelen araç nedeni ile meydana geldiğinin hüküm altına alındığı, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığı, plakası bilinmeyen aracın kusurlu olduğu, kaza tarihi itibari ile 310.000,00 TL teminat miktarı olduğu, taleple bağlı kalınacağı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kaza tutanağında müteveffanın ölüm şeklinin açıklandığı, aksi ispat edilinceye kadar geçerli bulunan tutanağın aksinin ispat edilememesine, tutanakta kazaya karşıdan gelen araç ışığının sebebiyet verdiği konusunda bir açıklık bulunmamasına,
25.01.2024 tarihli ek rapor dışında gerek hakem dosyasında gerekse ceza dosyasında yapılan kusur incelemelerinde tüm kusurun başvuru sahibine izafe edilmesine göre başvuru sahibinin olaya karşıdan gelen araç ışığının sebebiyet verdiği konusunda olaydan 5 sün sonra kolluk ifadesi ve akabinde verdiği ifadelere itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının soyut beyanı dışında delil olmadığı gerekçesi ile davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, ispat edilemeyen başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya plakası ve sürücüsü bilinmeyen başka bir aracın neden olduğu, ceza yargılamasında bu durum tespit edilmesine rağmen kaza tespit tutanağına göre karar verildiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı iddia edilen 06.07.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. 2918 sayılı KTK’nin 91 inci maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde sigortalının tespit edilememesi durumunda veya rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı sürücülüğünü yaptığı araç ile seyir halinde iken, karşıdan gelen plakasını ve sürücüsünü bilmediği başka bir aracın üzerine gelmesi neticesinde 06.07.2016 tarihinde yaptığı kaza neticesinde eşinin vefat ettiğini beyan ederek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davacı kollukta "yolun virajlı ve rampalı kesiminde rampa üzerinden geliş istikametine doğru araç ışığı gördüm, araç ışığı benim üzerime doğru gelince direksiyonu gidiş istikametine göre sağa doğru kırarak gaza basarak kurtulmak istedim, ancak yolun sağında yağmur suyu için yapılmış menfeze düştüm, düşmenin etkisi ile aracın ön tarafı menfeze çarptı, aracın ön camı karşı tarafa fırladı, ben olayın etkisi ile yardım çağırmak için ilk önce bulunduğum yerdeki kapıyı açmaya çalıştım, ancak kapı açılmayınca eşimin bulunduğu sağ tarafa giderek kapıyı açarak indim, eşim hala araçta idi, araçtan çıkarmaya çalıştım olmadı,....
Araçlar durmayınca tekrar aracın yanına indim, ancak eşim araç içerisinde yoktu, aracın altına baktım eşim aracın altında hareketsiz yatıyordu, .... Eşim kaza esnasında ben araçtan indikten sonra can havli ile araçtan inmeye çalışmış, ancak inemeyerek aracın altına yuvarlanmış, tahminim eşim bu esnada vefat etmiştir," şeklinde beyanda bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında ise 06.07.2016 günü saat 00.30 sıralarında ... devlet karayolunda meydana gelen kazada sürücü ...
43... plakalı aracı ile Balıkesir'den ... ilçesine seyir halinde iken virajlı yolda aracının hızlı olması nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ kısmında yoldan çıkarak yamaca çarptığı, sonra çukurluk alana aracının girmesi sonucu kaza meydana geldiği, kendi imkanları ile araçtan çıkarak yoldan geçenlerden yardım istediği, bu esnadan sağ ön koltukta oturan eşinin aracın üzerine çıktığı, aracın üzerinden yol kısmına geçmek isterken dengesini kaybederek araç üzerinden çukura düşmesi sonucu hayatını kaybettiği belirtilmiştir.
Davacı hakkında Simav Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/691 Esas, 2019/405 Karar sayılı dosya ile yapılan yargılama sırasında alınan kusur raporları ile davacının kazada 2918 sayılı yasanın 52/1-a maddesini ihlal etmesi nedeni ile kusurlu olduğu belirtilmiş, yine Simav Başsavcılığı tarafından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda araç sürücüsü davacı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeni ile kusurlu bulunmuştur.
Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, her ne kadar kusur raporları ile sanığın (davacı) olayda kusurlu olduğu belirtilmiş isede sanığın bir neden olmaksızın şeridinden çıkarak yolun kenarındaki çukura düşmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı, sanığın karşıdan gelen araç nedeni ile şeridin dışına çıkarak, yol kenarındaki çukura düştüğü şeklindeki savunmaya itibar edildiği belirtilerek sanığın (davacının) beraatine karar verilmiş ve karar istinaf edilmeden 13.06.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından dosyaya alınan 19.01.2024 tarihli raporda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a,b maddelerine aykırı davranması nedeni ile tam kusurlu olduğu belirtilirken, alınan ek rapor ile davacı sürücünün, gece vakti seyri sırasında olay mahalline geldiğinde iki yönlü birer şeritli yolda kendi şeridinde ilerlerken, karşı yönden gelen plakası alınamayan bir aracın virajlı kısımda kendi şeridine girerek seyir alanını kapattığı, bu nedenle yolun sağına doğru çıkmak zorunda kaldığı, bu aracın davacının kaza yapmasına sebebiyet verdiği,
kazada ceza mahkemesi dosyası, kaza tespit tutanağı, kroki, araçtaki hasar, durma noktası değerlendirildiğinde, davacının kaza öncesi kendi şeridinde seyrettiği, karşı yönden gelen plakası alınamayan bir aracın kendi şeridine geçmesi, seyir yönünü kapatması neticesi yoldan çıkmak zorunda kaldığı, kazayı önlemek için alabileceği tedbir olmaması nedeni ile kusuru olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamından, kazanın oluş şekli, kusur oranlarının belirlenmesi, desteğin vefat şekli ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunun araştırılması için taraflara tüm delillerini sunma imkanı verilmesi ve bu delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden tüm deliller toplanmadan dosya üzerinden verilecek kararın adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3986, K. 2025/13384, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama