KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4227 E., 2025/15467 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/175 D.İş-2024/185 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-12941
- Sayısı
- K-2023/418171
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 19.03.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 405.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı gerçekleşmediği için başvurunun usulden reddine karar verilmesini, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, tazmimat hesaplamasının Genel Şartlar ekindeki yöntemle yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle beraber aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT'de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5'i olması gerektiğini savunarak başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile 405.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara vaki vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı aracın rent a car firmasından kiralandığını, kira sözleşmesinde araç sürücüsünün .. .. olarak yazıldığını ve dosyada bulunan ifade tutanaklarına göre araç bu kişi uyurken kaçırılarak kullanıldığı ve kazanın da bu sırada gerçekleştiğini, bu nedenle talebin teminat dışı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan zarar tutarının fahiş olduğunu ve Genel Şartlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, kusur durumunun netleştirilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.01.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası ''burunda parçalı fraktür, burunda şekil bozukluğu ve sağa deviasyon, burun kökünde 1X0.2 cm satıhtan çökük sabit iz-skar
'' nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %7 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmış, ancak davacının kaza sonrası yaralanmasına ve sürekli iş göremezlik durumunun tespitine ilişkin heyette bulunması gerekli görülen plastik cerrahi uzmanı ile kulak burun boğaz hastalıkları uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanı ile kulak burun ve boğaz uzmanının da bulunduğu, davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4227, K. 2025/15467, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama