KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/435 E., 2025/6803 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/625-2023/668
- Sayısı
- 2023/İHK-49344
- Sayısı
- K-2023/309446
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 10.08.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını ve bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 277.320,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.124,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 278.203,72 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyeti kabul etmediklerini, geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %5 oranındaki maluliyeti, 15 gün bakıcı süresi ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün %60 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle 277.320,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 882,90 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 278.203,72 TL tazminatın 16.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, kusur tespitinin oluşa uygun bulunduğu, hesap yönünden alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını, vekalet ücreti belirlemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; ....Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 15.02.2023 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı vücudunda oluşan kalıcı yara izlerine (skar) bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği, heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden,
davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilerek davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince kaza tespit tutanağı tanzim edildiği ancak kusur belirlemesinin yapılmadığı, 08.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı yayanın kontrolsüz şekilde yola çıkması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğunun ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün hızına dikkat etmeden kontrolsüz kavşağa giriş yaptığı sırada davacı yayaya geçiş hakkı vermemesi ve etkili fren tedbirine başvurmakta geç kalması nedeniyle %60 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, bu rapor esas alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %60 kusurlu olduğu kabulüne göre hüküm tesis edildiği, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 08.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/435, K. 2025/6803, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama