KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/452 E., 2025/6751 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/672 Değişik İş, 2023/725 Karar
- Sayısı
- 2023/İHK-51996
- Sayısı
- K-2023/305474
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 28.10.2017 tarihinde davacı yayaya kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 09.08.2019 tarihinde %12 maluliyet oranına göre 15.053,00 TL ödeme yaptığını, Kahramanmaraş ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07.10.2022 tarihli raporuna göre davacının %38 maluliyeti olduğunun tespit edildiğini, davacının maluliyetinde artış olduğunu, davalının ödemesinin eksik olduğunu, eldeki başvuruda bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 237.000,00 TL’ye yükseltmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 15.053,00 TL tazminat ödediğini, yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, maluliyet raporunda davacının maluliyetinde artış olduğunun tespit edilmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu Kahramanmaraş ...
Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.10.2022 tarihli ve % 38 oranlı raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu nedenle yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, 07.08.2023 tarihli ara karar uyarınca adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 15.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %30 oranında olduğunun tespit edildiği,
davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 09.08.2019 tarihinde 15.053,00 TL kısmi ödeme yaptığı, 11.09.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile %30 maluliyet oranına göre rapor tarihindeki verilere göre 274.471,00 TL tazminatın hesaplandığı, 274.471,00 TL’den kısmi ödemenin güncelleştirilmiş hali olan 20.594,00 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle 253.877,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı,
davacı vekilinin talep artırım dilekçesiyle talebini 237.000,00 TL’ye yükselttiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 237.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan maluliyet raporunda maluliyet artışının meydana geldiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığını, söz konusu raporda maluliyet artış oranını ve artışın gerekçesini içerir herhangi bir tespitin yer almadığını, davacının ödeme yapılan 2019 yılından 2022 yılına kadar tüm tedavi evrakları getirtilerek, muayenesi de yapılarak ödeme tarihinden sonra tedavilerinin devam edip etmediği,
maluliyet oranında gelişen bir durum bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hakem heyetinin ara kararı uyarınca alınan 15.08.2023 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda davacının maluliyet oranında artış olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığını, dosya arasında 2019-2022 tarihleri arasında gelişen durum yaşandığını gösterir tedavi evrakının olmadığını, davalının tahkim yargılamasından önce davacı tarafa 31.05.2019 tarihinde 15.053,00 TL tazminat ödediğini, yapılan ödemenin %25 kusur ve %12 maluliyet oranına göre hesaplandığını, yapılan ödeme ile davalının sorumluluğunun sona erdiğini,
davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının 2918 sayılı KTK’nın 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra başvuru yaptığını, davacının maluliyetinde artış olduğunun ispati halinde, maluliyet artışının meydana geldiği tarihten itibaren artan kısım için hesaplama yapılması ve davacının bakiye zararının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kısmi ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi,
yeterli olmadığının anlaşılması halinde ödenen tazminatın güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin “asgari ücret miktarında meydana gelen artış oranı” üzerinden güncellenmesi gerekirken “yasal faiz oranı” üzerinden güncellenerek bakiye iş göremezlik tazminatının hesaplanmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının gelirinin resmi belgelerle ispat edilememesi halinde tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini,
davalının temerrüde düşmediği gibi tahkim başvurusu yapılmasına da sebebiyet vermediğinden davacının faize ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı aleyhine faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları ve karara karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, ek bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1. Dosyanın incelenmesinden, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya başvurduğu, bu başvurusu sırasında Kayseri Şehir Hastanesinin 31.05.2019 tarihli raporunu sunduğu, anılan raporda davacının kazada yaralanan kolu, bacağı ve kalça kemiğindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle %12 oranında malul kaldığının belirtildiği, davalının bu raporda tespit edilen %12 maluliyet oranına göre davacıya 09.08.2019 tarihinde 15.053,00 TL tazminat ödediği, davacı vekilinin eldeki davada, davacının maluliyetinde artış olduğu, davalının ödemesinin eksik olduğunu belirterek bakiye tazminat talep ettiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan Kahramanmaraş ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07.10.2022 tarihli raporunun incelenmesinde ise, davacının kazaya bağlı maluliyetinin % 38 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu maluliyetin davacıda kaza nedeniyle meydana gelen anksiyete bozukluğu, el bileği, omuz ve kalça kemiğindeki yaralanma nedeniyle verildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 07.10.2022 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği,
07.08.2023 tarihli ara karar uyarınca adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 15.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %30 oranında olduğunun tespit edildiği, bu raporda belirtilen maluliyet oranının ise zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, nevrotik, stresle ilgili ve somatoform bozukluklar ile omuz eklemindeki hareket kısıtlılığından kaynaklandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 15.08.2023 tarihli ve %30 oranlı bu raporun hükme esas alınarak davacı lehine tazminata hükmedildiği,
davalı vekilinin karara karşı itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur.
Dosya kapsamında davacı tarafça sunulan Kahramanmaraş ...
Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.10.2022 tarihli raporda anksiyete bozukluğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 15.08.2023 tarihli raporda ise zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar, geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıklar, nevrotik, stresle ilgili ve somatoform bozukluklar kapsamında maluliyet tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu raporların incelenmesinde, raporları hazırlayan heyette ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimin bulunmadığı, söz konusu ruhsal rahatsızlıklar nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, söz konusu ruhsal rahatsızlıkların süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle anılan her iki raporun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte; davalının kısmi ödemesine esas alınan ...Şehir Hastanesinin 31.05.2019 tarihli ve %12 oranlı raporu, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan Kahramanmaraş ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 07.10.2022 tarihli ve % 38 oranlı rapor ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince ara karar uyarınca adli tıp uzmanları ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 15.08.2023 tarihli ve %30 oranındaki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin, %30 maluliyet oranına göre hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru olmamış, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu konuda yapılan inceleme eksik olmuştur.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; yukarıda bahsi geçen maluliyet raporları ile kazayla ilgili eksik kalan tüm tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten davacının bizzat muayenesi de yapılarak,
yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda, daha önce hazırlanan raporlarda tespit edilen ruhsal rahatsızlıklar nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, bu rahatsızlıklar ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,
söz konusu ruhsal rahatsızlıkların süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceğini de gösteren, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/452, K. 2025/6751, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama