KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4535 E., 2025/13274 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/160 E., 2024/159 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-4229
- Sayısı
- K-2023/408548
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının otomobilde yolcu konumunda olduğunu, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonrasında 28.02.2016 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacının malul kaldığını, maluliyet oranının en az %5 olduğunu, sigorta şirketine 27.10.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, zararının karşılanmadığını,
TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz esas alınarak tazminatın hesaplanması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının talep artırım dilekçesiyle 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun geçerli mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, medikal görüş ile sunulan maluliyet raporu arasında çelişki olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, kusur ve zarar tespiti gereği, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve avans faiz talebinin haksız olduğunu, aleyhe tazminatın hükmedilecek ise davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini
beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalının itirazının kabulü ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan 17.10.2022 tarihli ... Üniversitesi'nin düzenlendiği sağlık kurulu raporuna göre davacının maluliyetinin %5 olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti kararına esas alınan raporun tek hekimden alındığını, ... Üniversitesi'nin düzenlendiği sağlık kurulu raporu ile çelişki oluştuğunu, çelişkinin giderilmesi için muayene edilerek yeniden rapor alınması gerektiğini beyanla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralandığı iddiasıyla sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından sunulan 17.10.2022 tarihli ...
Üniversitesi Hastanesinin düzenlendiği sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazasına bağlı olarak kafasında ve dirseğinde iz olduğu, deri-hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 engel oranı bulunduğunun belirtildiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranının %5 olarak hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan 04.02.2024 tarihli sağlık raporuyla skarın vücut yüzey alanının %1'ini oluşturmadığı,
davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin %0 olduğu, raporun bir adli tıp uzmanı tarafından hazırlandığı, İtiraz Hakem Heyeti tarafından %0 sürekli maluliyet esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının belirlendiği 17.10.2022 tarihli ... Üniversitesi'nin düzenlediği maluliyet raporu (%5) ile İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan 04.02.2024 tarihli maluliyet raporu (%0) arasında bu haliyle farklılık mevcut olup kaza tarihi olan 28.02.2016 tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olmakla birlikte dosyada aynı mevzuata göre düzenlenen ve birbiri ile çelişen iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır.
Şu halde, davacının maluliyetinin tespiti bakımından; kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı da bulunan heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkilerin giderilmesi suretiyle maluliyetin tespiti için en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4535, K. 2025/13274, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama