KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4554 E., 2025/14410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/178 Esas - 2024/178 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-58362
- Sayısı
- K-2023/366606
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosiklet ile dava dışı traktörün 26.10.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 24.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan evraklarla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak yasal faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre her iki aracın da kusurlu olduğu, hakemce alınan kök ve ek kusur raporuna göre ise, davacının yolcu olduğu sigortalı motosikletin davaya konu kazada kusursuz olduğu, dava dışı traktörün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur konusunda çelişkiyi gidermek amacıyla üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, buna göre davacının yolcu olduğu sigortalı motosikletin %25 oranında, dava dışı traktörün %75 oranında kusurlu olduğu, raporun hüküm tesisi için yeterli ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle %25 kusur ve %49 maluliyet üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,
esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun kısmen kabulüne, 429.815,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun olmayan evraklarla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması nedeniyle kusur yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, kaskın takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Dinar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/4 Esas sayılı dosyasında karşı araç olan traktör sürücüsü ... aleyhine 05.01.2022 tarihinde dava açıldığı, davanın 26.10.2021 tarihli kaza sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Dinar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/4 Esas sayılı dosyasında karşı araç olan traktör sürücüsü ... aleyhine 05.01.2022 tarihinde eldeki hakem başvurusuna konu trafik kazası nedeniyle dava açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince, uyuşmazlığın aynı olması nedeniyle davacı tarafın davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat bakımından da mahkemeye başvurması gerektiğinden, başvurunun bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde ...'ın ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine karar verildiği, davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesi gereği uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal ettiği ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulduğu görülmektedir.
Davacı, davaya konu kazaya karışan karşı aracın sürücüsüne karşı daha önce Dinar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/4 Esas sayılı dosyasında manevi tazminat için talepte bulunmuş, bu davanın kabulüne karar verilmiş ve karar istinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, davacının yolcu olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı açılmıştır. Dolayısıyla, mahkemeye intikal eden davadaki davalı taraf ile eldeki davada davalı taraf farklı olduğu gibi dava konuları da farklıdır. Bu nedenle, tarafları- konusu- dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar bulunmadığı açıktır. Eldeki davanın tarafları arasında ve eldeki davaya konu edilen alacak kalemleri bakımından kesin hüküm bulunmadığı gibi mahkemede derdest bir dava da bulunmamaktadır.
Mahkemedeki davanın taraflarının ve dava konusunun farklı olması nedeniyle, davacının davalı ... şirketine karşı açtığı davanın esasının incelenebilir olup davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun 5684 sayılı Kanun'un 30/14 üncü maddesi gereği usulden red kararı verilmesi şeklindeki bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4554, K. 2025/14410, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama