KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/4862 E., 2025/13855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/302 D. İş, 304 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-11332
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan davada davacının maluliyet oranının sol kalavikula kırığı nedeniyle % 10 olarak belirlendiğini ve bu oran üzerinden karar verildiğini ancak sundukları raporda davacının diğer arazları da değerlendirilerek davacının maluliyet oranının % 28 olarak belirlendiğini açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından daha önce açılan davada davacının maluliyet oranının belirlendiğini ve bu oran üzerinden tazminata karar verildiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ...davacı tarafça sunulan ikinci raporda maluliyet oranındaki artma sebebi başvurucu yanca 04.04.2023 tarihli maluliyete sebep sol klavikula kırığına ek olarak C1 vertebra sol transvers proçes kırığı ve C7 vertebra sol transvers proçes kırığı da görülmesi olarak belirtilmiştir.
04.04.2023 tarihli raporda C1 vertebra sol transvers proçes kırığı ve C7 vertebra sol transvers proçes kırığının Kocaeli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 06.05.2018 tarihli Genel Adli Muayene Raporuna dayandığı görülmektedir. Bu raporun 22.11.2020 tarihli ilk başvuruya esas olan maluliyet raporunda da değerlendirildiği görülmektedir.
Aynı raporun 3 sene sonra incelenmesi ile maluliyet oranındaki iki kata varan artışın kaynağının ve oran artış gerekçesinin başvuruya ek rapordan açıkça anlaşılamadığı görülmektedir. Yargılama sırasında kurulan ara karar gereği belgeler de sunulmamış olduğu anlaşılmakla ekteki raporun hükme esas alınamayacağı" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda artan maluliyet bulunduğuna dair sunulan raporun usulüne uygun ve karar vermeye elverişli olduğunu, son temin edilen raporda artan oran ibaresi kullanılmış ve artan oranın ilk raporda değerlendirilmeyen arazın dahil edilmesi ile düzenlendiğini, ilk raporda klavıkula kırığına bağlı araza göre maluliyet raporu düznelenmişken bu raporda omuz arazına ek olarak vertebra arazı da eklendiğini, her ne kadar 22.11.2020 tarihli rapordan sonra davacının tedavisinin devam edip etmediğine ilişkin tedavi evrakları istenmişse de.
04.04.2023 tarihli raporun, önceki raporun üzerine tedavilerin devam edip maluliyetin artmasına yönelik olmayıp; yalnızca ilk raporda hiçbir şekilde değinilmeyen fakat trafik kazası ile illiyetli olan kol kırığının rapora eklenmesi şeklinde olduğunu, tedavisi ilk raporun düzenlendiği zamanda tamamlanmış olmasına rağmen kol kırığına ilişkin maluliyete ilk raporda hiç değinilmemesi sebebiyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda artan oran raporu temin edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) aracın karıştığı trafik kazası sonucu artan maluliyet iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının tedavilerinin ilk rapor tarihinden sonra devam etmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamasına, maluliyet oranına ilişkin raporun daha önce açılan davada verilen karara itiraz edilmeyerek kesinleşmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4862, K. 2025/13855, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama