KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/523 E., 2024/1064 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/25 E., 2022/24 K.
- Sayısı
- 2021/İHK-42864
- Dava tarihi
- 04.06.2021
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul/Davalı vekilinin itirazının reddi, davacı vekilinin itirazının kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, davanın kabulü
- Sayısı
- K-2021/142789
Karar Metni
1.326 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın 26.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 133.440,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödeme olması halinde bu ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacı ehliyetsiz olarak araç kullandığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, davacının %25 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna göre davacının %10 oranında sürekli iş göremezliği olduğunun anlaşıldığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği,
davacı kaza sırasında ehliyetsiz olduğundan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 106.152,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 106.902,34 TL maddi tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1. Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmayacağını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartı yerine getirilmediğinden başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmayacağını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olması halinde bu ödemenin tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, rapor ücretinin teminat dışı olduğunu, davacı kaza sırasında kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,
müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli olan belgeler ile başvuru yapıldığı, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu, olaya ilişkin kusur raporu alındığı ve raporun kazanın oluşu ile uyumlu olduğu, olayın iş kazası olduğuna ilişkin belirleme bulunmadığından SGK tarafından yapılan ödemenin araştırılmasına gerek görülmediği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği,
davacı tarafından davalının temerrüde düşürülmüş olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı,
davacı vekilinin itirazları yönünden hükme esas alınan kusur raporunun yerinde olduğu ancak davacının ehliyetsiz olmasının kazaya etkisi bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmayacağı, davacının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne, 132.690,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 133.440,42 TL maddi tazminatın 10.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun(5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli olan belgeler ile davalıya başvuru yapılmasına, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek ve Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hastane tarafından düzenlenmesine, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınarak karar verilmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmasına,
olay iş kazası olmadığından SGK ödemesinin araştırılmasının gerekli olmamasına, davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağı bulunmamasına, davalı temerrüde düşürüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamından, hakem heyetince rapor ücretinin de hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (6.2-1) numaralı bendinde yer alan "...ve 750,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 133.440,42 TL maddi tazminatın" ibaresinin çıkarılması, (6.2-2) numaralı bendinde yer alan "2.002,00 TL itiraz gideri" ibaresinden sonra gelmek üzere "750,00 TL rapor ücreti" ibaresinin eklenmesi, aynı bentte yer alan "4.754,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.504,00 TL" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (6.2-3) numaralı
bendinde yer alan “16.626,84 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/523, K. 2024/1064, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama