KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5593 E., 2025/12532 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/261-2024/261
- Sayısı
- 2024/İHK-14146
- Sayısı
- K-2024/64098
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigorta himayesindeki aracın, davacıya ait araç ile 06.09.2017 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraz eden davacı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin maluliyetinin 16.01.2023 tarihli adli tıp kurul raporu ile tespit edildiğini, raporun gerekli tetkikler yapılarak ve davacı müvekkilinin hastanede bizzat muayene edilerek düzenlendiğini, davalı ... şirketinin başvuru üzerine maluliyet raporuna ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, rapor vermeye yetkili bir kuruluştan alınarak kaza tarihine göre yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, gerekçe dahi gösterilmeksizin ara karar kurularak yeniden rapor düzenlenmesinin istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada mevcut iki rapor arasında açıkça çelişki mevcut olduğunu,
öncelikle 16.01.2023 tarihli sağlık kurulu raporunun hükme esas alınması gerektiğini, aksi halde çelişki nedeniyle yeniden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda davacı tarafça dosyaya sunulan 16.01.2023 tarihli ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ... tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre iki adli tıp, bir fizik tedavi, bir beyin ve sinir cerrahisi, bir nöroloji uzmanı tarafından düzenlenen raporda maluliyet oranı davacının fiziki muayenesi yapılarak 6,7,8 kot fraktürü, sol akciğerde kontüzyon, göğüste ağrı, ani hareketlerde nefes alamama şeklinde belirlenen arazlara karşılık %20 olarak belirlenmiştir.
Davalı vekilinin itirazı üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 14.12.2023 tarihli adli tıp, ortopedi ve göğüs hastalıkları uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlenen raporda solunum fonksiyon testi yapıldığı, yapılan testte kişide meydana gelen solunum bozukluğu ile kot kırığı ve akciğer kontüzyonu arasında illiyet bağı olmadığı, mevcut yaralanmaya bağlı olarak restkrift solunum bozukluğu beklendiği, davacıda obstrüktif solunum bozukluğu meydana geldiği belirtilerek davacının kazaya bağlı maluliyetinin oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Bu haliyle dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; içinde göğüs hastalıkları uzmanının da bulunduğu heyetten davacının maluliyet oranının tespiti için mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kuruluş
undan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5593, K. 2025/12532, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama