KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5605 E., 2024/11956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/313 - 2022/310
Karar Metni
1.449 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
25.09.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı karşı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, eldeki tahkim başvurusundan önce davacının aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94204 sayılı başvuruda bulunduğunu, söz konusu dosyada % 75 maluliyet oranına göre karar verildiğini, ancak 09.07.2020 tarihli sağlık raporunda davacının % 96 oranında malul kaldığının tespit edildiğini,
eldeki başvuruda %96 maluliyet oranına göre yeniden hesaplama yapılarak tespit edilecek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 44.459,86 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının aynı kazadaki sürekli maluliyeti sebebiyle davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94204 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğunu, söz konusu dosyada davacı ile davalının sulh olduğunu, davalının davacıya sürekli maluliyet kapsamında ferileri ile birlikte 120.110,54 TL ödediğini, sulh sonrasında davacı tarafın yapılan ödeme neticesinde fazlaya ilişkin hak, alacak ve ferilerinden feragat ettiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince feragat nedeni ile başvurunun reddine karar verildiğini, davacının maluliyetinde gelişen bir durum olmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; beden gücü kayıp oranındaki artış ayrı bir maddi olgu olarak değerlendirildiğinde önceki iş göremezlikten bağımsız olarak tazmini gerektiği, zarar görenin önceki davada fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış olmasının, gelecekteki gelişmelere dayanarak yeni bir dava ile artan zararını istemesini engelleyen bir kesin hüküm olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamında nöroloji uzmanı,
adli tıp uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 01.01.2022 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 84 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporda davacının maluliyetinde artış bulunduğunun belirtildiği, 2018.E.94204 sayılı tahkim dosyasında % 75 maluliyet oranına göre tazminatın hesaplandığı,
iki maluliyet arasındaki % 9 oranındaki farka göre tazminatın hesaplandığı aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 44.459,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının aynı kazadaki sürekli maluliyeti sebebiyle davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94204 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğunu, söz konusu dosyada davacı ile davalının sulh olduğunu, davalının davacıya sürekli maluliyet kapsamında ferileri ile birlikte 120.110,54 TL ödediğini, sulh sonrasında davacı tarafın yapılan ödeme neticesinde fazlaya ilişkin hak, alacak ve ferilerinden feragat ettiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince feragat nedeni ile başvurunun reddine karar verildiğini,
davacının maluliyetinde artan bir durum olmadığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyet oranında gelişen bir durumun mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması,
davacının maluliyetinde artış olduğunun kabulü halinde, sürekli bakıcı gideri tazminatının poliçe limitinden düşülmesi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatı ve sürekli bakıcı tazminatının tek teminat kapsamında olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün gelişen maluliyet iddiasına dayalı olarak talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir.
1.Davacı sürücü ile davalıya sigortalı aracın karıştığı 25.09.2017 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığı, davacının eldeki tahkim başvurusundan önce aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2018.E.94204 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, söz konusu dosyaya sunulan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 02.04.2018 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 75 oranında olduğunun tespit edildiği,
hakem heyetince yargılama sırasında alınan aynı hastaneden alınan 22.04.2019 tarihli raporda da davacının % 75 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, %75 maluliyet oranına göre hesaplanan tazminata göre Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 06.05.2019 tarihli K-2019/37293 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne 154.956,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği,
karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 05.08.2019 tarihli 2019/İHK-9513 sayılı kararı ile hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 123.965,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu,
Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması sırasında davacı vekilinin 17.02.2020 tarihli ibranameyi imzaladığı, ibranamede davacı tarafın davalı aleyhine sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptığı 2018.E.94204 sayılı başvurudan feragat ettiğinin belirtildiği, ibraname kapsamında davalının davacıya davaya konu yaralanması nedeniyle 105.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödeyeceğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 09.03.2020 tarihli dilekçede de; yargılama konusu alacak bakımından, haricen davalı vekili ile sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından sulh olunduğu,
davadan feragat ettiklerinin belirtildiği, bunun üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2020 tarihli 2019/3204 Esas, 2020/421 Karar sayılı ilamı ile. İtiraz Hakem Heyetinin 05.08.2019 tarihli 2019/İHK-9513 sayılı kararının kaldırılmasına, başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili eldeki davada ise, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptıkları 2018.E.94204 sayılı tahkim başvurusunda % 75 maluliyet oranına göre karar verildiğini, ancak dava dilekçesinin ekinde dosyaya sundukları Sağlık Bakanlığı Fethiye Devlet Hastanesinin 09.07.2020 tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin % 96 oranında olduğunun tespit edildiğini belirterek söz konusu rapora istinaden yeniden hesaplama yapılarak tespit edilecek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hakem Heyetince, dosya kapsamında nöroloji uzmanı, adli tıp uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 01.01.2022 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 84 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporda davacının maluliyetinde artış bulunduğunun belirtildiği, 2018.E.94204 sayılı tahkim dosyasında % 75 maluliyet oranına göre tazminatın hesaplandığı, iki maluliyet arasındaki % 9 oranındaki farka göre tazminatın hesaplandığı aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verildiği, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddedildiği, kararın davalı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça dosyaya sunulan Sağlık Bakanlığı Fethiye Devlet Hastanesinin 09.07.2020 tarihli raporu ile dosya kapsamında hakem heyetince uzman hekimlerden oluşan heyetten alınan 01.01.2022 tarihli raporda, davacının maluliyetinin, 2018.E.94204 sayılı tahkim yargılaması sırasında davacı vekili tarafından sulh ve feragat beyanına ilişkin dilekçenin sunulduğu 09.03.2020 tarihinden sonra arttığına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti'nce; davacının 09.03.2020 tarihli sulh/feragat dilekçesinden önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evrakları temin edilerek, dosyadaki maluliyet raporları da irdelenerek, davacının öncelikle sulh/feragat beyanında bulunduğu 09.03.2020 tarihindeki maluliyet oranının belirlenmesi,
akabinde 09.03.2020 tarihli sulh/feragat dilekçesinden sonra davacının maluliyetinde gelişen bir durum olup olmadığının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi de yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre,
davacının maluliyetinde gelişen bir durum olduğunun tespiti halinde maluliyet oranları arasındaki fark üzerinden zararın hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5605, K. 2024/11956, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama