KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5632 E., 2024/11889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/8961 E., 2020/2 K.
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.07.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 02.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini, 118.682,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplama yapılırken asgari ücretin esas alınması gerektiğini ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %61 oranındaki maluliyeti, davalının %50 kusuru üzerinden PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 118.682,00 TL tazminatın 01.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin 27.04.2018 tarihli 2018/İHK-3067 sayılı kararıyla davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli, 2018/2861 Esas ve 2019/710 Karar sayılı kararıyla maluliyet yönünden esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığının 28.06.2017 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği, bu yönüyle verilen kararın hatalı bulunduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu'na iadesine karar verilmiştir.
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine yeniden gönderilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 25.11.2019 tarihli KIT/2019-204 sayılı kararıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararına göre kazanın gerçekleştiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak maluliyet raporunun alınması amacıyla 07.11.2019 tarihinde ara karar oluşturulduğu, bu ara karar ile davacı tarafa, maluliyet raporu alınması için başvuru yapılması ve başvuru yapıldığına dair belgenin sunulması için kesin süre verildiği, davacı tarafa verilen kesin süre içinde yeni raporun sunulamadığı,
dosya kapsamında kaza tarihinde geçerli mevzuata uygun maluliyet raporunun bulunmadığı, mevcut rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ve mevzuata uygun maluliyet raporunun süre sorunu olmaksızın mahkemeler aracılığı ile sağlanabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle bir hak kaybına neden olmamak için uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesinin gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından başvuru aşamasında sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığının 28.06.2017 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde düzenlendiğini, bu raporun hükme esas alınması gerekirken davadan el çekme kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre 07.07.2014 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığının tarafından düzenlenen 28.06.2017 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 61 olarak belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 28.06.2017 tarihli raporun hükme esas alındığı, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği,
davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli, 2018/2861 Esas ve 2019/710 Karar sayılı kararıyla 28.06.2017 tarihli raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafa verilen süre içinde yeni raporun sunulamadığı, dosya kapsamında kaza tarihinde geçerli mevzuata uygun maluliyet raporunun bulunmadığı,
mevcut rapora göre hüküm kurulamayacağı ve uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.06.2017 tarihli rapor incelendiğinde.
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ve ekindeki cetvellere uygun şekilde belirleme yapıldığı belirtilmiş olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır.
Bu durumda; davacının eldeki başvuruya sunduğu 28.06.2017 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği gözetilmek suretiyle esasın incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5632, K. 2024/11889, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama