KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/574 E., 2025/9502 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/727 D.İş -2023/730 Karar
- Sayısı
- 2023/İHK-52546
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Avukat ...
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/260216
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 10.10.2021 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulüne ve 430.000,00 TL’nin 06.08.2022' den itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında %1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline eksik evrakla başvurduğundan temerrüte düşmediklerini bu nedenle de faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan kusur ve aktüer raporlarının oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosya içeriğinden; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi tarafından hazırlanan 02.11.2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının yapılan muayenesi ve tıbbi evraklarının tetkiki sonucu kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca; davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olan sinir sistemi maluliyeti için engellilik oranı % 5 olmak üzere davacının toplam maluliyet oranının % 10 olduğunun mütalaa edildiği, raporu hazırlayan heyetin iki ortopedi ve travmatoloji uzmanı ile bir adli tıp uzmanından oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birini kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanı ile davacının diğer maluliyetinin kafa travmasına bağlı nöbet geçirme riski olan epilepsi olması nedeniyle
nöroloji uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının yolcu konumunda olduğu araç ile sigortalı aracın karıştığı kazada, kaza tespit tutanağına göre; davacı yolcunun emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği, kaza sonucunda davacının annesi Büşra Yıldız'ın kollukta verdiği 10.10.2021 tarihli ifadesinde ise davacı olan oğlu ...'ın aracın sol tarafında dışarıda toprağın üzerinde yerde yatar vaziyette ağladığını ve araçtan fırladığını belirttiği de dikkate alındığında davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı anlaşılmaktadır.
Şu halde İtiraz Hakem Heyetince, davacının emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması (bozma gereği usulünce tespit edilecek maluliyet oranı dahilinde yeniden hesaplanacak gerçek zarar üzerinden) gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/574, K. 2025/9502, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama