KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5913 E., 2025/12235 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/358 D.İş, 2024/367 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-23273
- Sayısı
- K-2024/29886
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 22.07.2021 tarihinde yaya haldeki davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 406.312,39 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve 406.312,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.05.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, başvurusunun başvuru şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun mevzuata uygun olduğunu, eksiklik olsa dahi bunun tamamlatılabileceğini, aksi yöndeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Dosyanın incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından tahkim başvurusu esnasında ibraz edilen ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 01.03.2023 tarihli kurul raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmesinde kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %18 olduğunun belirlendiği; yine davacı tarafından temyiz aşamasında ibraz edilen 06.05.2024 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak kişinin sürekli iş göremezlik oranının %12 olduğunun belirlendiği,
ilk rapordan farklı olarak nöroloji uzmanı ve deri ve zührevi hastalıklar uzmanının da mevcudiyetiyle heyetin teşekkül ettiği, ilk rapordan farklı olarak nöbet geçirme riskine bağlı %5 engellilik oranı tespitine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Her iki raporda da aynı yönetmelik olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınmış ise de maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyetince. 01.03.2023 tarihli ATK raporunu düzenleyen heyette ortopedi ve travmatolojji uzmanı ile deri ve zührevi hastalıklar uzmanının bulunması gerektiği, tazminat hesabının yapılmasının elverişli nitelikli düzenlenmiş rapor sunulmasına bağlı olduğu ve davanın açılabilmesinde ön şart olduğu, söz konusu dava ön şartının tamamlattırılmasının tahkim yargılamasının niteliğiyle bağdaşmadığı,
dava ön şartının tamamlattırılmasının tamamlanabilir bir dava şartı olarak kabul edilse bile tahkim yargılaması sırasında alınacak raporun mevcut rapora itiraz olması halinde yeni rapor alınması ve zarar miktarının tespiti için aktüer raporu alınmasının 2 aylık karar verme süresi için yeterli olmayacağı, geçerli sağlık kurulu raporunun başvuru sahibi tarafından sunulmadığı gerekçesiyle davacıya usulüne uygun rapor sunması için süre verilmeksizin davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafa süre verilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli değilse de; davacının tahkim başvurusu esnasında ve temyiz aşamasında sunduğu maluliyet raporları arasında çelişki olduğu, çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin (dosyada mevcut raporun alındığı Üniversite Hastanesi dışında başka bir Üniversite Hastanesinin )Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle maluliyete ilişkin çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5913, K. 2025/12235, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama