KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/5988 E., 2025/14102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/386 D.İş- 2024/386 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-20910
- Sayısı
- K-2024/37837
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya çarpması ile 05.10.2021 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla tedavi gideri talebi yönünden kısmi alacak davası ve diğer talepleri yönünden belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 115.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 1.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 299.475,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
SGK'nın sorumluluğunda olması nedeniyle tedavi gideri talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen zararlardan sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu,
hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve ayrıca yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, hesap raporu tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin teminat dışı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinden sorumlu olmadığını beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne; 286.727,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.392,64 TL bakıcı gideri tazminatı, 3.211,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 293.831,29 TL tazminatının 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 46.074,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.128,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum ve olgunun somut olayda bulunmamasına,
temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin buna yönelik itirazlarının reddine ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5 numaralı bölümünün 3. fıkrasında yer alan 46.074,69 TL ibaresinin çıkarılmasına ve yerine 17.900,00 TL ibaresinin eklenmesine ve kararın aynen icrasına karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, hesap raporu tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ile tedavi gideri istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, progresif rant hesap yöntemine göre hesap yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine uygun olacak şekilde belirlenmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5988, K. 2025/14102, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama