KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6013 E., 2025/12478 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/279 D.İş- 2024/279 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-15340
- Sayısı
- K-2024/35113
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile 22.05.2015 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine dava açıldığını ve davalı tarafından yapılan ödeme sonrasında davacının maluliyetinin artış gösterdiğini,
artan maluliyete dair davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 50.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 290.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; müvekkilince Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen karar üzerine ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, öncelikli olarak Sigortacılık Kanunu'nun 30/14. maddesi gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava öncesinde davacı tarafça müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini,
Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyasında alınan maluliyet raporu ile davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 290.000,00 TL tazminatın 16.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış ve davacıda kaza nedeniyle oluşan artan maluliyet oranının tespit edilmiş olmasına göre davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikli olarak Sigortacılık Kanunu'nun 30/14. maddesi gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyasında alınan maluliyet raporu ile davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığının tespit edildiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle artan maluliyetine ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1-Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyasında dava konusu kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebine yönelik söz konusu kazaya karışan karşı aracı ZMSS poliçesi ile sigortalayan davalı aleyhine dava açıldığı, mahkemece 19.09.2019 tarihli, 2019/558 Karar sayılı karar ile tedavi giderine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine ve diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince el çekme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu olayda davacı, sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen cismani zararın tazmini için öncelikle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmuştur. Hakem heyeti tarafından davanın kabulü ile zararın tazminine karar verilmiştir. Dairemiz çoğunluğu tarafından uyuşmazlığın mahkemede çözümlenmesi gerektiğinden bahisle İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. Bu durum, davacının temel bir hakkı olan adil yargılanma hakkını kısıtlamaktadır ve hukuka aykırıdır.
Kanunun 30. maddesi, sigortacılıkla ilgili uyuşmazlıklarda davacının iki farklı yola başvurma hakkı olduğunu açıkça belirtmektedir:
1. Genel mahkemelerde dava açmak, 2. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak, Bu iki yol, davacının kendi iradesiyle seçebileceği alternatif yollardır. Davacının tahkim yolunu seçmiş olması, uyuşmazlığın esasının bu platformda incelenmesi gerektiğini gösterir.
Somut olayda, hakem heyetinin işin esasına girmeksizin dosyadan el çekmesi, davacının hukuki korunma ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırıdır. Her ne kadar davacı aynı kazaya ilişkin Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/434 E. sayılı dosyasında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile dava açmış isede, bu kez gelişen durum nedeniyle artan maluliyete ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu na başvurduğu anlaşıldığından, Kanunun 30/14-F maddesinde belirtilen ve tahkim heyetinin el çekebileceği istisnai durumlar mevcut değildir. Bu nedenle, hakem heyetinin el çekme kararı vermesi yerinde olmayacaktır.
Sonuç olarak, sigorta tahkim sisteminin amacı, sigorta uyuşmazlıklarının hızlı ve etkin bir şekilde çözülmesini sağlamaktır. Bu amaçtan saparak, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde dosyadan el çekmesi, hem kanunun amacına hem de davacının haklarına zarar vermektedir. Bu sebeple, işin esasının incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6013, K. 2025/12478, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama