KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6289 E., 2025/14215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/653 Esas, 2022/171 Karar
Karar Metni
1.032 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10... plakalı ... marka aracın sahibi olduğunu, 13.10.2011 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davalının yanındaki ön koltukta oturan ...'ın vefat ettiğini, çarpışan araçlardaki diğer kişilerin de yaralandığını, müvekkiline ait aracın pert olduğunu, tamirinin mümkün olmadığını, hurda olarak 2.500,00 TL ye satıldığını, aracın marka ve modeline göre değerinin 11.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin 8.500,00 TL zararının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL manevi, 8.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2012/1 01... /23 Karar sayılı dosyada davacı vekili.
13.10.2011 tarihinde meydana gelen ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında alkollü olarak araç kullanan ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile karşı aracın çarpışması neticesinde karşı araç içerisinde bulunan müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat ettiğini, kaza mahallinde tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda kazanın oluşumunda 2,17 promil alkollü olarak araç kullanan ...'ın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini,
davacıların mteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek müvekkilleri için ayrı ayrı 100,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 30.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ve davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
II. CEVAP
Davacı/ birleşen davada davalı ... davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.
10... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacılar ... için şirketlerince düzenlenen aktüer raporu uyarınca 10.876,53 TL, ... için ise 14.052,22 TL destek tazminatı tespit edildiğini, kazada vefat eden ...'nın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bile bile aracına binmiş olması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek bu oranda belirlenen tazminattan indirim yapılmak suretiyle 05.01.2012 tarihinde davacılar vekili Avukat ...'a 12.464,38 TL ödeme yapıldığını, eldeki davaya konu destekten yoksun kalma tazminatı talebinin haksız, mükerrer ve fahiş olduğunu,
müvekkili için temerrütün her halükarda ancak ödeme tarihinden itibaren söz konusu olacağını, olaydan tarihinden faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ZMSS Poliçesi teminatlarına dahil olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; yasal süresinde her iki davaya da cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.03.20 15... / 98... /379 Karar sayılı kararı ile; asıl davada maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile.
6.500,00 TL araç hasar bedeli maddi tazminatın olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada davacının manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davada davacıların destek tazminatı taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 33.596,17 TL'den takdiren %50 oranında hatır taşıması ve hakkaniyet indirimi yapılarak 16.798,08 TL, davacı ... için 34.901,28 TL'den takdiren %50 oranında hatır taşıması ve hakkaniyet indirimi yapılarak 17.052,25 TL destek tazminatının davalı ...
Sigorta A.Ş. bakımından poliçe teminat limiti ile sınırlı ve 05.01.2012 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davada davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı baba ... için 4.000,00 TL, davacı anne ... için 6.000,00 TL manevi tazminat takdiri ile olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemece verilen 31.03.20 15... /98 E. 2015/379 K. sayılı kararı asıl dava yönünden davacı ... vekili, birleşen dosya yönünden davalı ..., birleşen dava davacıları ... ve ... vekili, asıl-birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 2018-5886E, 2019-2051K sayılı kararı ile; somut olayda davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmediği, desteğin hatır taşıması için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürülmediği, hatır taşıması yönünden indirim yapılmaması gerektiği, yerleşik uygulamalara göre müterafik kusur nedeniyle %20 indirim yapılması gerektiği ve belirlenen manevi tazminat miktarlarının az olduğu, BK 43... . maddeleri gereği hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti verilmemesi gerektiği hususlarına değinilerek bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.500,00 TL araç hasar bedeli maddi tazminatın olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada davacının manevi tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine, birleşen davada davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 26.876,94 TL maddi tazminatın, davacı ... için 27.921,03 TL maddi tazminatın davalı ...
Sigorta A.Ş. bakımından poliçe teminat limiti ile sınırlı ve 05.01.2012 tarihinden itibaren, diğer davalılar bakımından olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı baba ... için 15.000,00 TL, davacı anne ... için 15.000,00 TL manevi tazminat takdiri ile olay tarihi olan 13.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; araç hasarından müvekkilinin sorumlu olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin araç sürücüsünden tahsili, birleşen davada davalıların aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu konumunda bulunan davacıların desteğinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6289, K. 2025/14215, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama