KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/6800 E., 2025/5330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1915 E., 2024/781 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/49 E., 2022/146 K.
Karar Metni
1.658 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı ... vekili Av. ..., davalı ... Bank. AŞ. vekili Av. ... davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...Grup İnş. San. Tic. Ltd.
Şti. aleyhine, satın aldıkları dairelerin teslim edilmemesi sebebiyle daha önce değişik tarihlerde ödenen paralara ilişkin olarak ... tarafından verilen kambiyo senetlerine dayalı olarak Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16182 E. sayılı dosyasında 745.067,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, takip kesinleşmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlunun adresinde haciz yapıldığını, ancak 11.09.2014 tarihli haciz zaptında alacağa yetecek miktarda haczi kabil mal bulunamadığının belirlendiğini, ancak davalı borçlunun borcun doğumundan sonra, diğer davalının ortağı olduğu ...
İnş. Hazır Beton... Ltd. Şti.'ye olan borcuna mahsuben dava konusu bir adet villayı devrettiğini, davalı borçlunun alacaklılarının bir kısmını kayırarak diğerlerinden mal kaçırmaya çalıştığının anlaşıldığını, borçlu şirketin ... Villaları isimli projede arsa sahipleri ile yaptığı Ankara 53. Noterliği'nin 16.06.2011 gün ve ... yevmiye nolu sözleşme uyarınca kendisine isabet eden "Ankara ili, Çankaya ilçesi, ...
Mahallesi, 444 93... parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölüm" nolu villayı, kendi üzerine de almadan doğrudan arsa sahipleri üzerinden 23.10.2012 gün ve ... yevmiye nolu satış sözleşmesiyle diğer dalalı ...'e devrettiğini, ancak davalılar arasında yapılan 22.10.20 12... .10.2012 tarihli adi yazılı sözleşmeden de anlaşılacağı gibi gerçekte böyle bir satış işleminin olmadığını, davalı ...'ün ortağı olduğu dava dışı ... İnş. Hazır Beton Ltd.
Şti.'nin alacağını garanti altına almak maksadıyla ve borçlu ile işbirliği içinde hareket ettiğini, diğer davalının, borçlu şirketin yüklenici olarak gerçekleştirdiği inşaatta taşeron olarak bulunan hazır beton üreticisi ve satıcısı ... İnşaat Hazır Beton Petrol Taşımacılık Dış Ticaret Turizm Sanayi Limited Şirketinin yetkilisi ve ortağı olduğunu, taşınmazın devredilmesinden sonra taşınmaz üzerine bir de T. ...
Bankası'ndan kredi çekilerek ipotek tesis edildiğini, davalıların borçlu hakkında yapılan veya yapılacak olan icra takiplerini akim bırakmak amacıyla borçlu ile elbirliği içinde hareket ederek mal kaçırmayı amaçladığını belirterek dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 23.10.2012 gün ve ... yevmiye nolu tasarruf ile ... tarafından ...Bankası lehine ipotek tesisine ilişkin 09.01.2013 gün ve 1085 yevmiye nolu tasarrufun İİK.'nun 278., 279. ve 280. maddeleri gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu edilen alacakların tasarruf tarihinden sonra doğduğunu, dava konusu taşınmaz devrinin alacaklıdan mal kaçırma amacını taşımadığını, bilakis davalılar arasındaki borç ilişkisinin sonlanması amaçlanarak mülkiyetin yeniden müvekkili şirkete dönmesinin karar altına alındığını, bu yönüyle davalılar arasındaki tasarrufun dayanağının 22.10.2012 tarihli protokol olmakla esasen "inançlı işlem" olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın davacı ... ile hiçbir ilişkisinin bulunmayıp bankaları müşterisi de olmadığını, davacı ile diğer davalılar arasındaki husumetin dışında olduğunu, bankanın dava dışı ... Ltd. Şti.'ye kullandırdığı ticari kredinin teminatına aldığı ipoteğin, bankanın 3. şahıs konumunda olması nedeniyle korunması gerektiğini, ipotek tesisi ile ilgili olarak Kanuna aykırılığın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/16182 E. sayılı dosyasıyla davacı tarafından davalı borçlu ... Grup İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 07.05.2012, 20.09.2013, 01.11.2013, 03.12.2013, 05.01.2014, 04.02.20 14... .03.2014 tanzim, 01.07.2014 vade tarihli bonolardan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, gerçek bir alacak ilişkisinin varlığı için sadece kambiyo senedinin varlığının yeterli görülmediği, alacaklının alacağını diğer delillerle de kanıtlaması gerektiği, bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması gerektiği ve davacı tarafından gerçek bir alacak ilişkisi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki tasarruf işleminin alacaklıyı zararlandırmak kastıyla yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gibi kesinleşen Mahkeme ilamı (Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.20 20... /1 88... /470 Karar) ile tasarrufun muvazaalı olmadığının sabit olduğu, öte yandan davacının da kambiyo senedine dayalı olan alacağını somut olarak delillendirilemediği, gerçek bir alacak ilişkisinin varlığı için sadece kambiyo senedinin varlığının yeterli görülmediği,
alacağın varlığının ayrıca kanıtlanması gerektiği saptanmak suretiyle tasarrufun iptali koşulları gerçekleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Asliye 30. Hukuk Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli, 2021/49 Esas ve 2022/146 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının ve davalı ... Sanayi Tic. Ltd.
Şti.nin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353,1/b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar tarafından "dava konusu alacağın ya da taraflar arasındaki hukuki ilişkinin gerçek olmadığı, alacağın ispatlanması gerektiği" yolunda herhangi bir beyan ya da iddia ileri sürülmediğini, mahkemece gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklı kambiyo senedine dayalı kesinleşmiş takibe ilişkin alacağı ispat için ayrıca ödeme belgesi sunulması istendiğini,
taraflar arasında taşınmaz satışı dışında herhangi bir ilişki olmayıp söz konusu senetlerin taşınmaz bedelinin ödenmesi ve devrin henüz gerçekleştirilmemesi nedeniyle verildiğinin açık olup icraya konu senetlerin başlı başına ödeme belgesi niteliğinde olduğunu, davalılar tarafından borçlu ile alacaklı arasındaki ilişkinin ya da alacağın gerçek olmadığının ileri sürülmediğini, davalı ...'ün davalı borçlunun hem ...'a hem de piyasaya borçlu olduğunu bilmekte olup, ...'nın borçlarının ödenmesi için kendisine devredilen taşınmaz üzerine ... tarafından kullanılmak üzere kredi dahi çekilmesine izin verildiğini,
taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin 650.000,00 TL olduğu belirlenmiş olup, dava dosyasına sunulan resmi senetten de anlaşılacağı üzere davaya konu taşınmazın 30.000,00 TL bedelle satıldığını, buna göre de somut olayda İİK nın 278. maddesi gereğince bedeller arasında fahiş nispetsizlik olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; dava değerinin Ankara 3.İcra Müdürlüğü'nün 2014/16286 sayılı dosyasına konu takip çıkışı borç miktarı olan 745.067,00 TL olarak belirlediğini, bu bedel üzerinden harç yatırıldığını, buna göre harcı ikmal edilmiş dava değeri olan 745.067,00 TL üzerinden davalılar lehine vekillik ücretine hükmedilmesi gerekir iken, maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Bu özelliklerin doğal sonucu olarak davanın görülebilirlik şartlarından birisi alacağın varlığı diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin borçlu olmasıdır. Eğer gerçek bir borç yoksa alacak da söz konusu olamayacağından iptal davasının dinlenmesi mümkün olmaz. Yine tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması da dava ön koşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.
İlk Derece Mahkemesince; gerçek bir alacak ilişkisinin varlığı için sadece kambiyo senedinin varlığının yeterli görülmediği, alacaklının alacağını diğer delillerle de kanıtlaması gerektiği, bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması gerektiği ve davacı tarafından gerçek bir alacak ilişkisi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; davacı tarafından dava konusu parselde bulunan 12 nolu villanın davacıya 800.000,00 TL bedelle devri konusunda davalı borçlu şirket ile anlaşıldığı,
07.05.2012 tarihinde düzenlenen sözleşme ile alıcı davacı ... tarafından davalı şirkete 500.000,00 TL ödendiği, geri kalan ödemelerin de taksitler halinde yapılacağının kararlaştırıldığı, icra takibine konu senetlerin de ödenen bu miktarlara karşılık verildiğini, ancak daha sonra ödemelerin yapılmasına rağmen gayrimenkul devrinin yapılmaması üzerine icra takibinin başlatıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; mahkemece davacının dayandığı icra takibine konu edilen alacaklarının hangi ticari veya hukuki ilişkiye dayandığının tespiti açısından; davacının bu konudaki delillerini sunması için süre verilmesi ve davacı ile borçlu davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme ve araştırma yapılarak gerçek bir borç - alacak ilişkisi olup olmadığının buna göre belirlenmesi,
bunun dışında iptali istenen tasarrufun davacının alacağına ilişkin olarak düzenlenen senetlerden önce yapıldığı da görüldüğünden, alacağın gerçek olduğunun tespiti halinde, borcun gerçek doğum tarihi de tespit edilerek buna dair koşulun da gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6800, K. 2025/5330, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama