KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7026 E., 2025/11655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/714 E., 2013/1062 K.
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Belediye Başkanlığında geçici işçi olarak çalıştığını, davalıların ise ...
Belediye Meclisi üyesi olduklarını, davalılar tarafından yapılan şikayetler üzerine İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen mülkiye müfettişlerince hazırlanan tevdi raporunda davacı müvekkilinin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un kapsamı dışında kaldığından genel hükümlere göre hakkında Türk Ceza Kanunu'na göre işlem yapılıp yapılmayacağı hususunun ... Cumhuriyet Başsavcılığında olduğunun belirtildiğini, ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/367 soruşturma nolu dosya üzerinden müvekkili aleyhine görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma başlatıldığını, davalıların soruşturma dosyasında müşteki olarak alınan beyanlarında özetle "müvekkilinin gelirinin üstünde bir yaşam tarzı sürdüğünü, ... Belediyesinin imkanlarını kendi yararına kullanarak menfaat sağladığını" belirttiklerini, yapılan soruşturma sonucunda müvekkili hakkında ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, hak arama ve bu bağlamda yer alan şikayetin Anayasal bir hak olduğunu, ancak her hakta olduğu gibi bu hakkın da kullanılmasının sınırsız olmadığını, bu hakkın keyfi biçimde ve gerekli özen gösterilmeden kullanılmaması gerektiğini, davalılar tarafından yeterince ciddi ve inandırıcı kanıtlara sahip olunmadan, hiçbir emare olmadan varsayım ve tahmine dayalı olarak yapılan şikayet nedeni ile müvekkilinin ... kamuoyu karşısında belediyenin imkanlarını kendi menfaatlerine kullanan deyim yerindeyse çalıp çırpan bir kişi konumuna sokulduğunu,
kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bu haksız şikayet nedeni ile büyük üzüntü ve ızdırap yaşadığını bu nedenle 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/367 soruşturma sayılı dosyasında müşteki olarak alınan beyanında Belediyenin yapmış olduğu bazı işlemlere karşılık duydukları rahatsızlıkları ilgili makamlara bildirdiklerini, bu konunun da onlardan birisi olduğunu belirttiğini, hak arama hakkını kullandığını, bu hakkın karşı tarafa zarar vermek amacıyla kullanılmamış olduğunu, şikayetlerin doğrudan davacıya ilişkin olmadığını, belediyenin asıl sorumluluğu belediye başkanına ait olduğundan onların belediye başkanını şikayet ettiklerini, müvekkilinin bu şikayeti kamunun çıkarını korumak için yaptığını,
halk tarafından seçilen biri olarak belediyenin olumsuz yönlerinin düzeltilmesini istemesinin müvekkilinin görevi olduğunu, her ihbar ve şikayetin yapılabilmesini ve ceza davası açılabilmesini her halükarda mahkumiyet için yeterli delil ikamesine bağlı tutmanın ve özellikle delillerin takdiri sonucu beraat halinde şikayetçi ya da davacıyı manevi tazminat tehdidi altında bırakmanın, hak arama özgürlüğünü yok etmek, tahammül edilmez derecede sınırlamak ve kişilik hakları karşılığında bu özgürlüğü yok etmek olacağını, bu nedenle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/367 soruşturma sayılı dosyasında müşteki olarak alınan beyanında Belediyenin yapmış olduğu bazı işlemlere karşılık duydukları rahatsızlıkları ilgili makamlara bildirdiklerini, bu konunun da onlardan birisi olduğunu belirttiğini, hak arama hakkını kullandığını, bu hakkın karşı tarafa zarar vermek amacıyla kullanılmamış olduğunu, şikayetlerin doğrudan davacıya ilişkin olmadığını, belediyenin asıl sorumluluğu belediye başkanına ait olduğundan onların belediye başkanını şikayet ettiklerini, müvekkilinin bu şikayeti kamunun çıkarını korumak için yaptığını,
halk tarafından seçilen biri olarak belediyenin olumsuz yönlerinin düzeltilmesini istemesinin müvekkilinin görevi olduğunu, her ihbar ve şikayetin yapılabilmesini ve ceza davası açılabilmesini her halükarda mahkumiyet için yeterli delil ikamesine bağlı tutmanın ve özellikle delillerin takdiri sonucu beraat halinde şikayetçi ya da davacıyı manevi tazminat tehdidi altında bırakmanın, hak arama özgürlüğünü yok etmek, tahammül edilmez derecede sınırlamak ve kişilik hakları karşılığında bu özgürlüğü yok etmek olacağını, bu nedenle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.03.2012 tarihli, 2009/133 Esas ve 2012/119 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.05.2013 tarihli, 2012/9258 Esas ve 2013/8469 Karar sayılı ilamıyla; hükmedilen manevi tazminatın tutarının fazla olduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın kısmen kabulü ile 1.600,00 TL tazminatın 05.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7026, K. 2025/11655, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama