KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7113 E., 2025/13611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/502 E., 2024/507 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-28861
- Sayısı
- 2024/151399
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı 22.12.2022 tarihli trafik kazasında, davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararı ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun rapor sunulmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruda sunulan raporun karar vermeye elverişli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı olarak yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti isteminde ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Somut olayda, davacının kazadan kaynaklı yaralanmasına ilişkin olarak, başvuruda sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunda davacının yüz bölgesi ve dizinde ortaya çıkan skar yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezliğinin %5 olduğu tespit edilmiş, ancak raporu düzenleyen heyette cilt hastalıkları uzmanı bulunmadığı gibi vücudun ne kadarlık kısmını kapladığı da belirtilmemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, sunulan raporda davacının yaralanmasına bağlı uzman deri ve zührevi hastalıklar doktorunun bulunmadığı bu sebeple usulüne uygun bir rapor ile başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince itiraz yoluna başvurulması üzerine İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalı olup belirlenen bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Şu halde, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve fiziken muayene edilmek suretiyle davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek içerisinde cilt hastalıkları uzmanı veya plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahın bulunduğu başka bir üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalından maluliyetinin tespiti için rapor alınmak üzere, davacıya usulüne uygun süre verilip (sonuçları hatırlatılarak) sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7113, K. 2025/13611, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama