KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7465 E., 2025/14008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/586 Değişik İş, 2024/579 Karar
- Sayısı
- 2024/İHK-28998
- Sayısı
- K-2024/1535
Karar Metni
1.148 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi ile sigortalı araç ile ... plakalı aracın karışmış olduğu 23.09.2022 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 02.01.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 481.867,69 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) 15.08.2023 tarihinde 2.462,58 TL ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin rücu haklarının saklı tutulduğunu, aynı kazaya ilişkin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı talepli 2023.E.387375 sayılı başvuru dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru olmadığından huzurdaki başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalı ... şirketine yapılan ön başvuru mailinin tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin dosya kapsamında yer almadığını, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, raporun 18 aylık iyileşme süresi dolmadan hazırlandığını,
uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesi ve uzlaşma halinde başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, ön başvuru dilekçesinde rapor ücreti talep edilmediğinden iş bu dosyada talebin usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporu ile medikal raporun çelişkili olduğunu ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının araç sürücüsü ile karşılıksız olarak gezintiye çıkmak amacıyla araçta yolculuk halinde olduğu sabit olduğundan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,
kaza sonucu oluşan skarların hacminin vücut yüzölçümünün % 1'inden az olması sebebi ile skara bağlı sürekli maluliyet oluşmadığından skar yönünden verilen maluliyet raporunun hatalı olduğunu, emniyet kemeri takılmaması sebebi ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücreti, vekalet harcı, baro pulu ücretinden davalı şirketin sorumlu olmadığını, başkaca kişilerin dava açıp açmadığı hususunun araştırılarak garamaten paylaşım yapılması gerektiğini, TRH 2010 ve % 1,65 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığını aksi halde dahi davalı şirketin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu,
davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talebin kabulü ile 481.867,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazların kısmen kabulü ile 27.03.2024 tarihli ve K-2024/1535 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 270.262,30 TL tazminatın 31.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru olmadığından huzurdaki başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ve oranının hatalı olduğunu, medikal rapor ile çelişkili olduğunu, kazadan 10 ay sonra tanzim edildiğini, kaza sonucu oluşan skarların hacminin vücut yüzölçümünün % 1'inden az olması sebebi ile skara bağlı sürekli maluliyet oluşmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla ve resen dikkate alınacak sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın karışmış olduğu 23.09.2022 tarihli trafik kazasında, davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru esnasında sunulan rapor esas alınarak talebin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda "Hipertrofik skar ve keloid, Hafif: Vücudun %1-9'unu kaplayan” hükmünün yer aldığı, davacının yara izlerinin bu oranın çok altında kaldığı,
böyle bir skar dokusunun Engel Oranları Alan Kılavuzunda karşılığı olmadığı ve bu haliyle yara izine dayalı maluliyet belirlenmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle sürekli iş görmezlik zararı yönünden maluliyet raporunun anılan kısmına itibar edilmeyerek ve heyetten yeni bir rapor alınmadan değerlendirmeye alınmadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre %19 maluliyet oranı yerine %14,74 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılarak davalının itirazının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Başvuru sırasında sunulan sağlık kurulu raporuna davalı tarafından itiraz edilmekle, davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre, yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden yeniden rapor alınıp,
farklı bir oran belirlendiği taktirde yeniden aktüer hesabı yaptırılarak (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyeti tarafından maluliyet raporunun değerlendirilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
b) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7465, K. 2025/14008, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama