KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7563 E., 2025/14084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/514 D. İş, 2024/515 K.
- Sayısı
- 2024/İHK-25948
- Sayısı
- K-2024/150926
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 21.02.2018 tarihli çift taraflı trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kaza esnasında kask kullanmadığı gerekçesiyle tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yaparak davanın kabulü ile limit dahilinde 360.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle yeniden alınan maluliyet raporu uyarınca belirlenen %5 maluliyet üzerinden hesaplanan 347.101,77 TL'nin kabulü ile vekalet ücretinin düzeltilmesine diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının eksik evrakla kendilerine başvurduğunu bu nedenle başvurunun dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur oranlarının hatalı olduğunu zira davacı sürücünün alkollü olduğu hususunun göz ardı edildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun hukuka uygun olmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu, davacının ise %25 oranında kusurlu bulunduğunun belirlendiği, Heyetçe de davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayın oluş şekli, dosyada mevcut belgeler ve davacı sürücünün olay anında alkollü olduğuna dair ifadesi de gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Hakem Heyetleri tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında asli kusurlu ve davacının ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu kabul edilerek % 75 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir.
Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda, aynı kural ihlallerine dayalı olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu ve davacı sürücünün tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ile karara esas alınan uzman bilirkişi raporu uyumlu ve oluşa uygun olup yeniden bilirkişi raporu alınmasını gerektirir bir durum bulunmadığı düşünülmüştür.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, birbiriyle uyumlu kaza tespit tutanağı ve uzman bilirkişi raporu ile kusur tespiti oluşa uygun biçimde yapıldığından, davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazlarının da reddi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7563, K. 2025/14084, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama