KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/764 E., 2024/9577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/485 Değişik İş, 2013/399 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7049 esas sayı dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlu .... San. ve Tic.
A.Ş.’nin aleyhine takip yapıldığını, yapılan takibin dayanağı Belgenin 01.10.1998 tarihli adi belge nitelinde olduğu, aradan 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra icra takibinin yapıldığını, alacağın çoktan zamanaşımına uğradığını, takibin kesinleştirilmesi usulünün de tartışmalı olduğunu, tebligatın TK.35 e göre yapıldığını, şrketin yaklaşık 3 yıldır genel kurul yapmadığını, tüzel kişiliğinin dahi tartışılır olduğunu, yetkili bir temsilcisi olsa 1988 tarihli bir belgeye itiraz edeceğini, esas yönünden;
takip dosyası ile talep edilen borcun alacaklıya ödendiğini, takibin konusuz kaldığını, 46.111,26TL’nin dosyaya yatmasına rağmen alacaklının satış işlemlerine devam ettiğini, takip dosyasında 01.10.1988 tarihli adi yazılı taahhüt senedinin takibe dayanak yapıldığını, örnek 7 ödeme emrinin borçlu şirkete 35. maddeye göre tebliğ edildiğini, şirketin bu işlemler yapılırken sahipsiz ve iflas halinde olması sebebiyle ödeme emrine itirazın mümkün olmadığını, Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7049 esas sayılı takip dosyası ile yapılan takip sonucunda, ...
San. ve Tic.
A.Ş.’e ait çok değerli bir taşınmazın, değerinden çok düşük bir miktara üçüncü kişi ... tarafından satın alındığını, yapılan işlemlerin hepsinin muvazaalı olduğunu, şirketin diğer borçlulardan söz konusu mülkü kaçırmak maksadıyla bu işlemlerin yapılarak taşınmazın satışı yoluna gidildiğini, müvekkilinin haricen yaptığı araştırmada satışın muvazaalı olduğunu ancak tespit edebildiğini, müvekkilinin satışta üçüncü sırada olduğunu, eğer taşınmaz değerinden satılsa idi alacağına kavuşabileceğini, Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7049 sayılı dosyasında 04.05.2011 tarihinde tahsil edilen miktarın tespitine,
tespit yapıldıktan sonra borcun tamamen kapanıp kapanmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmasına, öncelikle usulsüz olarak yapılan tebligatın geçersizliği ile zamanaşımı def'inin kabulü ile alacağın ortadan kalktığının tespitine, bu talep mahkemece uygun görülmediği takdirde dosyanın esası incelenerek ... San. ve Tic. A.Ş.’nin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı kendi aleyhinde girişilmiş bir icra takibine karşı değil 3. kişi aleyhine girişilmiş bir icra takibine karşı açtığını, davacının bu davayı açma hakkı yani aktif dava ehliyeti olmadığını, İcra İflas Kanunu’nun 72/1 maddesine göre, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceğini, davacının belirttiği dosyada ne borçlu ne de alacaklı olmadığı gibi icra takibinin tarafı bile olmadığını, bu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının da söz konusu olmadığını,
davacının bu davada aktif dava ehliyetine sahip olmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarında hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek, davacının davasının husumet yönünden reddine karar verilmesini, davanın husumet yönünden reddedilmemesi halinde esas yönünden reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, davalılardan .... San. ve Tic. AŞ.'den alacaklı olduğunu, dava açmakta menfaati ve yararı da bulunduğunu, bitmiş borç üzerinden davalı şirketin gayrimenkulü usulsüz bir şekilde diğer davalı ...'a devretmesi sonucu davacının alacağına kavuşamadığını, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının alacaklısı olduğu davalı şirketin, diğer davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 438 ve 439 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle davacının menfi tespit istemine dayanak icra takibinde taraf olmaması göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilli tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/764, K. 2024/9577, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama