KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8077 E., 2025/14210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/537 - 2024/537
- Sayısı
- 2024 İHK - 32203
- Sayısı
- 2024/146850
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücüsü tespit edilemeyen aracın kontrolsüz şekilde yola çıkması sonucu tescilsiz motosiklet sürücüsünün 07.08.2021 tarihinde davacıya çarparak davacının yaralandığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan raporun usule uygun olduğunu, çelişkili olduğu belirtilen raporun 1 sene geçmeden alındığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tescilsiz aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirleme için ise ilgili mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen alt ve üst ekstremite ile birlikte nöbeti olmayan nöbet geçirme riski nedeniyle toplam sürekli iş göremezlik oranı %23 olarak hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince raporun usule uygun olmadığı ve davacının aynı kazaya ilişkin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talep ettiği dosyada bulunan maluliyet raporu ile iş bu dosyadaki maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince de davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun yani illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir, ayrıca Hakem Heyeti karar gerekçesinde bahsedilen davacının maluliyet durumuna ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır.
Raporda ayrıca kazadan sonra oluştuğu belirtilen “nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı bu rahatsızlıkla ilgili tedavi olup olmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı,
ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle, davacının maluliyet durumuna ilişkin raporların da incelendiği ,yukarıda açıklandığı üzere içerisinde nöroloji uzmanı, diğer arazlar için ise ortopedi uzmanı da bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8077, K. 2025/14210, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama