KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8859 E., 2024/12156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/780-2021/899
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç ile motosiklet sürücüsü olan davacının karıştığı çift taraflı kaza neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 94.496,79 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için talebin usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu yahut davacının ikametine yakın ve rapor tanzimine yetkili hastaneler listesinde yer alan bir üniversite hastanesine sevki ile kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe uygun olarak yeni bir rapor alınması gerektiğini, kazada kask takılmadığı hususu sabit olduğundan belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kısmen kabulüne, 75.597,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin ileri sürdüğü itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı için talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu yahut davacının ikametine yakın ve rapor tanzimine yetkili hastaneler listesinde yer alan bir üniversite hastanesine sevki ile kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe uygun olarak yeni bir rapor alınması gerektiğini, progresif rant tekniğinin uygulanmasının hatalı olduğunu,
davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alınarak 21 yaşında askere gideceği ve bu nedenle (askerlik+iş bulma süresi) yaklaşık 1 yıl çalışamayacağı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kazada kask takılmadığı hususu sabit olduğundan belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış olmakla birlikte; indirim sıralamasında öncelikle ana para olarak hesaplanan tazminata %20 müterafik kusur indirimi uygulanması ve sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin tenzili gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Eldeki davada kaza, 17.10.2019 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının hangi yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılamamaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Hakim tarafların kusur durumunu dikkate alarak tazminatın kapsamını belirledikten sonra bir menfaat karşılığı olmayan hatır için taşıma varsa hatır indirimi yapılacak, ayrıca zarar gören zararın artmasına sebep olmuş ya da zarar doğuran fiile rıza göstermiş ise Yargıtay kararlarında yerleşmiş olduğu üzere tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak nihai zarar ve ödenmesi gereken tazminat belirlenecek, son olarak da davadan önce yapılan ödemenin güncellenen değeri düşülecektir. İlgili kanun maddeleri incelendiğinde yapılan ödemeler bir indirim nedeni olarak gösterilmemiştir. Kaldı ki ödemeler tazminatı belirlemede bir indirim sebebi olmayıp Yargıtay uygulamaları ile artık yerleşik ... geldiği gibi borcu söndüren bir nitelik taşımaktadır.
Somut olayda hesap bilirkişi tarafından tazminat miktarı 202.451,91 TL olarak hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı ... tarafından 17.12.2020 tarihinde yapılan 103.109,00 TL ödemenin hesap tarihindeki güncellenmiş değeri mahsup edilerek 94.496,79 TL tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 75.597,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmiştir.
Oysa yapılması gereken önce tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğinden 202.451,91 TL tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılmalı, sonrasında davalı ... şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş değeri mahsup edilerek hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmesi gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirme ile hesaplanan tazminata karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 10.627,67 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8859, K. 2024/12156, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama