KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/8900 E., 2025/16390 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/238-2024/239
- Sayısı
- 2024/İHK-10487
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
vekili Avukat ...
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2023/423994
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.09.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının davacıya 17.02.2021 tarihinde 103.251,00 TL tazminat ödediğini, ancak yapılan bu ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının, tahkim yargılamasından önce davacıya 17.02.2021 tarihinde 103.251,00 TL tazminat ödediğini, davacının ibraname imzaladığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davacının bakiye tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesine göre bakiye tazminat talepli davaların ibranamenin imzalanmasından sonra iki yıl içinde açılabileceğini, eldeki davanın iki yıllık sürede açılmadığını, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin sona erdiğini, davacının artan maluliyet iddiasının da bulunmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasında.
"Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünün bulunduğu, anılan Kanunun bu maddesine göre tazminat miktarına ilişkin anlaşmaların iptaline yönelik açılacak davalar için öngörülen iki yıllık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, bu sürenin anlaşma ve uzlaşmanın yapıldığı günden işlemeye başlayacağı, davacının eldeki davada 02.09.2019 tarihindeki trafik kazası neticesinde meydana gelen maluliyeti sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu,
taraflar arasında 19.01.2021 tarihli ibranamenin düzenlendiği, ibranamede belirtilen tazminatın 17.02.2021 tarihinde davacının hesabına davalı tarafça ödendiği, ibranamenin iptaline ilişkin talebin iki yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacının 24.05.2023 tarihinde tahkim başvurusunda bulunduğu, işbu başvuru tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eldeki davada 02.09.2019 tarihindeki trafik kazası neticesinde meydana gelen maluliyeti sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, taraflar arasında 19.01.2021 tarihli ibranamenin düzenlendiği, ibranamede belirtilen tazminatın 17.02.2021 tarihinde davacının hesabına davalı tarafça ödendiği, 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasında.
"Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünün bulunduğu, anılan Kanunun bu maddesine göre bakiye tazminat talebi için ibraname tarihinden itibaren iki yıl içinde dava açılması gerektiği, iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu ve zamanaşımında olduğu gibi sürenin durması ya da kesilmesinin mümkün olmadığı, ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı ve davacı tarafından sunulan ...
Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.01.2023 tarihli raporda maluliyette zamanla gelişen ve artan bir durumdan da bahsedilmediği, bu durumda davacı tarafından 19.01.2021 olan ibra tarihinden itibaren iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 24.05.2023 tarihinde talepte bulunulması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından 19.01.2021 tarihli ibraname uyarınca yapılan ödemenin yetersiz olması sebebiyle iki yıllık hak düşürücü süre dolmadan taraflarınca 08.12.2022 tarihinde davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, davalı ... şirketinden cevap alamayınca 24.05.2023 tarihinde pandemi ve depremden dolayı duran süreleri hesaba katarak zamanaşımı süresi dolmadan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptıklarını, ancak Hakem Heyetince daha önce davalıya yapmış oldukları başvuru göz önüne alınmadan, deprem ve pandemide duran süreler hesaba katılmadan başvurularının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini,
oysaki davalıya 08.12.2022 tarihinde yaptıkları başvuru ile zamanaşımının kesilmiş olduğunu, eldeki dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre dolmadığından, artan maluliyetin aranmasına yer olmadığını, dosyaya sundukları maluliyet raporunun da usulüne uygun hazırlandığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü bulunmaktadır.
Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanun'da belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davacı sürücünün 02.09.2019 tarihli trafik kazasına karışarak malul kaldığı, eldeki tahkim yargılamasından önce tazminat talebi ile davalıya başvuru yaptığı, davacının 19.01.2021 tarihli ibranameyi imzaladığı, bunun üzerine davalının davacıya 17.02.2021 tarihinde 103.251,00 TL kısmi tazminat ödediği, davacı vekilinin söz konusu kısmi ödemenin eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle davalıya bakiye tazminat ödenmesi talebiyle 08.12.2022 tarihinde başvuruda bulunduğu, davalının 14.12.2022 tarihinde söz konusu talebe olumsuz cevap verdiği,
akabinde davacı vekilinin 24.05.2023 tarihli eldeki tahkim başvurusu ile yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek bakiye tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tahkime başvuru tarihi olan 24.05.2023 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Şu durumda; davaya konu ibranamenin davacı tarafından 19.01.2021 tarihinde imzalandığı, davalının davacıya 17.02.2021 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, davacı vekilinin söz konusu kısmi ödemenin eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle davalıya bakiye tazminat ödenmesi talebiyle 08.12.2022 tarihinde başvuruda bulunduğu,
davacı vekili tarafından davalıya 08.12.2022 tarihinde yapılan başvurunun yukarıda açıklandığı şekilde ibra belgesinin iptaline ilişkin irade açıklaması kapsamında ve KTK'nun 111. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre, Hakem Heyetince davacı tarafça yapılan irade beyanının süresinde olduğu kabul edilmek suretiyle esasa yönelik inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8900, K. 2025/16390, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama