KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9253 E., 2025/16733 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/939 E., 2024/903 K.
- Sayısı
- 20247İHK-53896
- Sayısı
- 2024/207844
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın 27.05.2022 tarihinde yaya konumundaki müvekkiline çarptığını, davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı giderinin faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında dava değerini 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.372,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.042,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru, zararı, maluliyeti kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.372,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.042,50 TL geçici bakıcı giderinin 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; teminat limitinin aşıldığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, sigortalı aracın kusurunu ve davacının maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesabın hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucunda davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Dava konusu kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağında, yaya ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/b maddesinde düzenlenen "Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır." kuralını ihlal ettiği davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Eldeki davada alınan kusur bilirkişi raporunda, davacının kazanın oluşumunda %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir. Hakem heyetince işbu rapor hükme esas alınarak belirlenen tazminata göre karar verilmiştir.Ancak kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyasının tümü ve dava açılmış ise ceza dosyası getirtilip Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilini diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9253, K. 2025/16733, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama