KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9378 E., 2024/12681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/142 E., 2021/2042 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/240 E., 2019/373 K.
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 16.09.2015 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'in bu sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, hesabın kat edilmesine rağmen ödeme yapmadıklarını, tahsili için İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2018/8179 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, anılan takibin kesinleştiğini, haczedilecek mal varlıklarının bulunmadığını, bu yönde tutanak düzenlendiğini, tutanakların geçici haciz belgesi niteliğinde olduğunu, alacaklıları zarara uğratmak kastıyla davalı ...'in İzmir İli, ...
İlçesi, ... Mah. 21707 ada, 3 parsel, 11 nolu bağımsız bölüm ve mesken nitelikli, İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah., 3575 ada, 841 parsel, 6 nolu bağımsız ve mesken nitelikli, İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah., 42386 ada, 7 parselde kayıtlı arsa nitelikli taşınmazlarını davalılar ..., ... ve ...'e devir ettiğini, davalı ...'in de İzmir İli, ... İlçesi, ...
Mah., 13813 ada, 1 parsel, C blok, 19 nolu bağımsız bölüm ve mesken nitelikli taşınmazını davalı ...'a devrini sağladığını, borçlu davalılar ile diğer davalılar arasında yakınlık ve dostluk ilişkisi olduğunu, işlemin muvazaa içerdiğini ileri sürerek, yapılan tasarrufların iptali ile taşınmazlara ilişkin müvekkilinin başlattığı takibe konu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerle davalı borçlular arasında yakın akrabalık olduğunu, yapılan işlemlerin gerçek bulunduğunu, bankadan kredi çekilerek ödeme yapıldığını, değerler arasında fark olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ilan sonucu taşınmazın tespit edilerek satın alındığını, gerçek değerin hesaba yatırıldığını, asıl borçlular ile akrabalık, yakınlık ve sair ilişkilerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; tasarrufun iptali davası koşullarının bulunmadığını, davalı ...'e yapılan satışın gerçek olduğunu, natamam vaziyette satımın yapıldığını, satım bedelinin parça parça müvekkileri hesabına ödendiğini, kredilerin sonraki tarihli olduğunu, davalı ... ile ... adına yapılan satışların da gerçeği yansıttığını, satım bedellerini ödediklerini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 gün, 2018/240 E- 2019/373 K sayılı ilamı ile; davacının davasının kabulüne, davalı ...'in İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah. 21707 ada, 3 parsel, 11 nolu bağımsız bölüm ve mesken nitelikli taşınmazı 10.05.2018 tarihinde 80.000,00 TL bedelle davalı ...'e, İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah., 3575 ada, 841 parsel, 6 nolu bağımsız ve mesken nitelikli taşınmazdaki payını 26.03.2018 tarihinde 17.350,00 TL ve İzmir İli, ... İlçesi, ...
Mah., 42386 ada, 7 parselde kayıtlı arsa nitelikli taşınmazdaki payını 17.350,00 TL bedelle ...'a, davalı ...'in de İzmir İli, ... İlçesi, ...
Mah., 13813 ada, 1 parsel, C blok, 19 nolu bağımsız bölüm ve mesken nitelikli taşınmazını 01.11.2016 tarihinde 85.000,00 TL bedelle davalı ...'a devrine yönelik tasarruflarının iptaline, davacıya anılan taşınmazlar üzerinde İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2018/8179 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili, davalı ..., ... vekili, davalı ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2021 gün, 2020/142 E- 2021/2042 K sayılı kararı ile davalı ... vekilinin, davalı ..., ... vekilinin, davalı ..., ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu ... üzerine kayıtlı üç adet taşınmaz olduğunu, aciz halinin gerçekleşmediğini, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, yapılan satışların gerçek değerleri üzerinden yapılan satışlar olduğunu ve tasarrufun iptali koşullarının gerçekleşmediğini, yapılan satışlar ile yine bir kısım borçların ödendiğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK 'nın277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerin kaydında çokça takyidat bulunup borcu ödemeye yeterli olmadığından acz halinde olduğunun anlaşılmış olmasına,
aile nüfus tablosundan davalı borçlu ... ile ...'in karı koca, davalı ...'ın borçlu davalı ...'in annesi ve diğer davalı ...'in kayın validesi, davalı ...'ın ise, borçlu davalı ...'in kardeşi ve diğer davalının kayın biraderi olduklarının davalı ...'ün, davalılarla önceden tanışık olduğunun, aynı alanda ticari faaliyetinin bulunduğunun tespit edilmiş olmasına,
dolayısıyla İİK'nın 280/1 inci maddesi uyarınca davalı 3. kişilerin, davalı-borçluların maddi durumlarını bilebilecek durumda olduklarının anlaşılmış olmasına göre davalı ... ve ...vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9378, K. 2024/12681, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama