KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/9499 E., 2025/1504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1950 E., 2024/1146 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/188 Esas 2023/40 Karar
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 27.10.2021 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile.
500,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli çalışma gücü kaybı olmak üzere toplam 1.500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.02.2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile tedavi gideri ve bakıcı gideri talebini 5.077,50 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 4.238,85 TL' ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 297.093,90 TL'ye artırmış, 01.02.2023 tarihinde tedavi gideri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini toplam 9.316,35 TL,
sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 410.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma şartlarının yerine getirilmediğini, arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, dava açılmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, maluliyet oranının hesaplanması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davanın kabulüne, 4.238,85 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri, 1.500,00 TL tedavi masrafı, 297.093,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 306.410,24 TL'ye temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı olan 112.906,10 TL'sine ıslah tarihi olan 01.02.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle toplam 419.316,34 TL'nin poliçe limitini aşmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun, dava açılmadan önce sigorta şirketine ve arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, maluliyet raporunun rapor vermeye yetkili üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalından yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınmış olduğunu, tek taraflı trafik kazasında kusursuz olan yolcunun açtığı davada kusur oranının belirlenmesinde hata bulunmadığını, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, sigorta poliçesi limitinin aşılmadığını, tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 9.136,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderine hükmedilmesi ile 410.000,00 TL limitin aşıldığını, maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşunca verilmediğini, raporu veren sağlık kurulunun yönetmelikte belirtilen uzmanlardan oluşmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini,
sigorta şirketine de bu yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmış olması gerektiğini, Üniversitelerin adli tıp anabilim dallarınca verilen raporların sadece bilimsel mütalaa olduğunu, üniversitelerin adli tıp anabilim dalları ile Adli Tıp Kurumunun karıştırılmaması gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurulu tarafından alınacak raporlar ile belirlenebileceğini, sigorta şirketine usulunce alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,
trokal vertabra kırığı meydana geldiğine ilişkin tıbbi veri olmamasına rağmen bu özür nedeniyle maluliyet belirlenmesinin hatalı olduğunu, fatura edilemeyen tedavi giderlerinin doğru belirlenmediğini, belirtilen bedelin ne şekilde belirlendiğinin raporda açıklanmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını, istiap haddinin aşılmış olduğunu, çocuğun araba koltuğunda yolculuk etmediğini, sigorta şirketinin tedavi giderinden sorumlu olmadığını, reddedilen kısım üzerinden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 27.10.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmında, “Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir.
Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (Ek.3).
Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son 12 aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunun Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik bölümünün 1-1.1 Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme kısmına göre gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar
gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/9499, K. 2025/1504, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama